KADINLARI TEHDİT EDEN 3 JİNEKOLOJİK KANSER!
Enfeksiyonlardan miyomlara üreme sağlığını tehdit eden farklı
hastalıklar olsa da kanser, yarattığı ciddi sonuçlar nedeniyle günümüzde
önem verilmesi gereken hastalıkların başında geliyor.
Erken dönemde
teşhis edilmeyen jinekolojik kanserlerin ciddi hayati riskler
oluşturduğunu söyleyen Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum /Jineonkoloji Uzmanı Prof. Dr. İlkkan Dünder, bu kanser türleri ve erken tanı yöntemleri hakkında toplumda yeterli farkındalığın olmadığına dikkat çekiyor.
İşte bu yüzden 20 Eylül Jinekolojik Kanserler Farkındalık Günü’nün toplumda bu farkındalığı artırmaya yönelik önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söylüyor:
“Üreme
organlarının sağlığına yönelik dikkat edilen dönemler, genellikle
kadının ilk adetini görmesi, cinsel yaşamının başlaması ya da anne
olmaya hazırlanması diyebiliriz. Daha sonra bu ilgi çeşitli nedenlerle
kayboluyor.
Bilgi eksikliği önemli bir neden ama bazen de doktora
gitmekten utanma gibi nedenler de bu kanserlerin erken teşhisini
geciktiriyor. Oysa bu hastalıkların erken teşhisi, tedavi başarısını
artıran en önemli faktörlerin başında geliyor.”
Jinekolojik kanserler deyince akla gelmesi gereken organlar; rahim, rahim ağzı, yumurtalık, vulva, vajina ve tuba (tüpler). Bu organlardaki kanserlerin görülme oranı da göz ardı edilmeyecek kadar yüksek. Türkiye’de tüm kanserler arasında rahim 4., yumurtalık 5. rahim ağzı kanseri ise 9. sırada görülüyor.
Peki, kaç kadın bu kanser türlerine yakalanıyor? Her
yıl yaklaşık 4 bin rahim, 2 bin 400 yumurtalık, bin 700 rahim ağzı ve
250 vulva ve vajen ve 70 tuba kanseri hastası tanı alıyor. Ancak
jinekolojik kanserler arasında en sık rahim, rahim ağzı ve yumurtalık
kanserinin görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. İlkkan Dünder, bu hastalıklar hakkında bilgi verdi, dikkat edilmesi gerekenleri vurguladı.
Rahim ağzı kanseri; aşı ile korunabilen tek kanser türü
Rahim
ağzı kanseri, gittikçe yaygınlığı artan bir hastalık. Dünyada her yıl
yaklaşık 570 bin kişi rahim ağzı kanseri tanısı alıyor ve yine her yıl
yaklaşık 255 bin kadın bu hastalıktan dolayı hayatını kaybediyor.
Türkiye’de ise bu kanser türü her 100 bin kadında 4,42 oranında
görülüyor.
Ciddi sonuçları olsa da aşı ile korunabilen tek
kanser türü olması işin en sevindirici yanı. Hastalığın nedeni ise “HPV”
olarak adlandırılan virüs ailesi. Ancak farklı çeşitleri olan bu
virüslerin sıklıkla HPV 16 ve HPV 18 olmak üzere 15 türü rahim ağzı
kanserine yol açıyor.
Kansere doğru gidişatı sağlayan yüksek riskli HPV
virüsü, rahim ağzında önce hücresel değişikliğe neden oluyor, bu
hücresel değişikliklerin bir bölümü ise yaklaşık 8-15 yıl içinde kansere
dönüşebiliyor . Aslında HPV vücudun tanıdığı bir virüs. Kadınların
yüzde 80’ine hayatlarının bir döneminde HPV bulaşıyor. Ancak buna karşın
kanserle sonuçlanma oranı her yüz kadından 1 ile 3 aralığında.
Virüs
dışında, sigara, uzun süre steroid hormonu kullanma, bazı genital kanal
enfeksiyonları, genetik yatkınlık, birden fazla partner sahibi olmak
gibi faktörler de bu hastalığa yakalanma oranını artırıyor.
Belirtileri neler?
Cinsel ilişki esnasında ya da sonrasında kanama, akıntı yanı sıra adet
dönemleri dışında düzensiz ve az miktardaki vajinal kanamalar erken
dönem belirtilerinden bazıları. İlerlemiş dönemlerinde ise kasık ağrısı,
kanlı idrar, yoğun akıntı, bacakta hissedilen zonklayan ağrı
görülebiliyor.
Önlem alınabilir mi? Rahim ağzı kanserini önlemede kadınların en büyük gücü, aşılar. Aşılar,kansere en sık yol açan belirli HPV tiplerine karşı yaklaşık yüzde 100 oranında koruyor. Ancak aşısı olmayan, ama kanser yapabilen tiplerine karşı düzenli jinekolojik
muayene ve 3 yılda bir yaptırılacak pap smear ve HPV
testleri ile kansere dönüşmemiş olan hücrelerin erken dönemde tespitini
yapmak mümkün. Öyle ki bu testler, rahim ağzı kanserinin yüzde 90’ını
erken dönemde, hatta daha hücrelerin ilk değişim döneminde bile tespit
edebiliyor.
Yumurtalık kanseri sinsice ilerliyor
Yumurtalık
kanseri, her yüz bin kadından 7’sinde ortaya çıkması ve jinekolojik
kanserler arasında en yüksek oranda hayat kaybına yol açmasıyla
biliniyor. Nedenlerinin yüzde 80’i tam olarak bilinmese de, yaklaşık %10
oranında genetik özelliği olduğu biliniyor.
Ancak hiç doğum yapmama,
ileri yaşta doğum yapma, geç menopoza girme ve erken adet görme risk
faktörleri arasında sayılıyor. Yumurtalık kanserinin doğumla yakın
ilişkisi var; çok doğum yapanların bu kansere yakalanma ihtimali
düşerken, doğum yapmayanlarda kısmen de olsa riskin arttığı gözleniyor.
Ayrıca %10-15 kadarının genetik geçişli hasarlardan kaynaklandığı
biliniyor. Günümüzde BRCA 1 ve BRCA 2 gen mutasyonlarının yumurtalık
kanseriyle ilişkisi araştırmalarla kanıtlanmış durumda.
Bu yüzden 2 veya
daha fazla akrabasında meme ya da yumurtalık kanseri olanların genetik
test yaptırarak yatkınlığının olup olmadığını öğrenmesi günümüzde ideal
bir yaklaşım metodu olarak tanımlanıyor.
Belirtileri neler? Sinsice
ilerliyor, genellikle kanserin ilerlediği ve başka organlara sıçradığı
dönemde belirti veriyor. Araştırmalar yumurtalık kanseri saptanmış 4
kadından 3’ünün ilerlemiş dönemde tanı aldığını gösteriyor. Ancak
ilerlemiş dönemde, yumurtalıktan sıçradığı organa göre kabızlık, nefes
darlığı, karın ağrısı gibi farklı belirtileri olabiliyor.
Önlem alınabilir mi?
Yumurtalık kanserinin aşısı yok! Tarama yöntemi de bulunmuyor. Ancak
risk faktörlerini azaltacak faktörler arasında; çok çocuk sahibi olmak,
emzirme ve doğum kontrol hapı kullanılması sayılıyor.
Doğum kontrol
hapını beş yıl kullanan kadınların yumurtalık kanserine yakalanma oranı
önemli bir düzeyde düşüyor… Senede bir kez düzenli jinekolojik muayene
ise erken teşhis için büyük avantaj sağlıyor.
Rahim kanseri menopoz sürecinde ortaya çıkıyor
Rahim
iç kanserlerine genellikle menopoz döneminde rastlansa da günümüzde 35
yaş civarında da önemli bir yükseliş yaptığı biliniyor. Genellikle erken
dönemde belirti verdiği için bu hastalığa yakalanan kadınların tedavisi
de daha kolay ve yüz güldürücü oluyor.
Çoğu olguda sadece ameliyat ile
tam bir sağlıklı yaşam kazanmak mümkün. Rahim kanserinin risk faktörleri
arasında; kontrol edilmeyen diyabet, yumurtlamayı baskılayan
hastalıklar, aşırı kilo, doğum yapmamak sayılıyor.
Belirtileri neler?
Rahim kanseri erken belirti veren bir hastalık. Dolayısıyla erken
dönemde yakalanabiliyor. Düzensiz ve aşırı adet kanamaları, menopoz
sonrası görülen kanamalar erken belirtilerden en önemlileri.
Önlem alınabilir mi?
İdeal kiloda olmak, yağlı diyetlerden uzak durmak, doğum yapmak,
emzirmek, sağlıklı beslenmek alınabilecek önlemlerden bazıları. Düzenli
jinekolojik muayene ile erken dönemde yakalamak da mümkün.
KADINLARI TEHDİT EDEN 3 JİNEKOLOJİK KANSER!
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Eylül 19, 2019
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Eylül 19, 2019
Rating:



Hiç yorum yok