KARIN AĞRISIDIR GEÇER DEMEYİN!
8 Mayıs Dünya Yumurtalık Kanseri Günü
Karında basınç hissi, şişkinlik, ağrı… Kadınların büyük bir kısmının
zaman zaman yaşadığı ve “geçer” diye önemsemediği bu belirtiler, büyük
bir tehlikenin sinyali olabilir. Zira yumurtalık kanseri, sinsice
ilerleyerek genellikle 3. evrede bu belirtileri veriyor. Jinekolojik
kanserler arasında ölüm riski en yüksek olan yumurtalık kanserine karşı
en büyük silah, düzenli jinekolojik muayene.
Her yıl yaptıracağınız
düzenli muayene ile bu kanserin erken evrede yakalanabileceğini söyleyen
Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum/ Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör,
özellikle genetik risk altında olan kadınların, genetik test ile
risklerinin belirlenmesinin hayat kurtarıcı bir tedbir olacağını
vurguluyor.
Sağlık Bakanlığı Kanser Dairesi verilerine göre,
Türkiye’de yüz binde 6 kadında görülen yumurtalık kanseri, kadınlarda en
sık görülen kanserler arasında 7. sırada yer alıyor. Genellikle ileri
safhada şikayetlerle ortaya çıkan yumurtalık kanseri sadece düzenli
jinekolojik muayenelerle tespit edilebiliyor.
Türkiye’de her yıl
yaklaşık bin 250 kadının bu hastalıktan hayatını kaybediyor.
Yumurtalıklardan sonra tüm karın bölgesine sessizce yayılabilen bu
hastalığın sadece menopoz sonrası değil tüm yaş gruplarında ortaya
çıkabildiğini belirterek düzenli jinekolojik kontrollerin önemine dikkat
çekiyor.
Sadece menopoz sonrası hastalığı değil
Kadında
çoğalma organı olarak görev yapan yumurtalıklar, her ay yumurta
üretmelerinin yanı sıra kadınlık hormonları olan östrojen ve
progesteronun üretiminden de sorumlular. Genellikle menopoz sonrası
görülen ama bu yaş grubuyla sınırlı olmayan yumurtalık kanseri sinsice
yayılan ölümcül bir kanser türü.
Üreme çağındaki kadınlarda, hatta genç
kızlarda bile görülebilen bu hastalığın teşhisi için yumurtalıklarda
rastlanan her türlü kist ve kitlenin dikkatle değerlendirilmesi
gerekiyor.
Bu belirtilere dikkat!
Sinsice
ilerleyen yumurtalık kanseri ancak yumurtalıklarda meydana gelebilecek
olumsuz gelişmelerin düzenli olarak takip edilmesi ile erken aşamalarda
tespit edilebiliyor. Hastalığın sık görülen belirtileri ise şunlar:
- Karında basınç hissi ve şişkinlik
- Kasıkta dolgunluk veya ağrı
- Uzun süreli hazımsızlık, gaz veya bulantı
- Bağırsak alışkanlıklarında kabızlık gibi değişiklikler
- Mesane alışkanlıklarında sık sık idrara çıkma ihtiyacı dahil değişikliler
- İştah kaybı veya hızlı bir şekilde tokluk hissi
- Vajinal kanama
- Kilo kaybı
Bu
belirtilerin özellikle birkaçının birlikte olduğu durumlarda rutin
muayene periyodlarının dışında da doktora gidilmesi öneriliyor.
Erken evre için rutin kontroller çok önemli
Yumurtalık
kanserlerini erken tespit edebilecek bir tanı ve tarama yöntemi yok.
“Hastaların genellikle karında şişlik ve ağrı, sindirim bozuklukları,
idrar sorunları ve bağırsak alışkanlıklarında değişiklik şikayetleri
oluyor ama kadın hastalıkları ve doğum uzmanı yerine başka branş
doktorlarına giderek vakit kaybediyorlar” diyen Prof. Dr. Mete Güngör,
bu nedenle tanının ya rutin jinekolojik muayenelerde erken evrede ya da
sıklıkla hastalığın tedavisinin zor olduğu ileri evrelerde
konulabildiğinin altını çiziyor.
Kimler risk altında?
Yumurtalık
kanserlerinin yüzde 10-15 kadarı kalıtımsal bozukluklar sonucu ortaya
çıkarken geriye kalan yüzde 85-90’ının hangi nedenler ile oluştuğu tam
olarak bilinmiyor. Ancak bazı durumlarda ve bazı kadınlarda yumurtalık
kanserleri daha sık ortaya çıkıyor.
Örneğin az doğum yapanlarda, erken
adet görenlerde, geç menopoza girenlerde, infertilite sorunu olan veya
infertilite tedavisi görenlerde ve genital bölgeye talk pudrası
uygulayanlarda yumurtalık kanserleri daha sık görülüyor.
Doğum kontrol hapları koruyucu rol oynuyor
Uzun
süreli doğum kontrol hapı kullananlarda, çok doğuranlarda ve tüpleri
bağlanmış veya alınmış olan kadınlarda ise hastalığa daha az
rastlanıyor. Yumurtalık kanserlerinin yüzde 10-15 kadarı da aile
bireylerinde kuşaktan kuşağa geçen kalıtsal genetik hasarlar sonucunda
meydana geliyor.
Bu hasarlardan en çok bilinen ikisi BRCA 1 ve BRCA 2
gen mutasyonları. Bu gen mutasyonları olan kadınlarda yaşam boyu
yumurtalık kanseri görülme riski yüzde 20-40’lara kadar ulaşabiliyor. Bu
nedenle ailesinde 2 veya daha fazla akrabasında meme ve yumurtalık
kanseri olan kadınlarda BRCA1 ve BRCA2 gen hasarları araştırması gündeme
geliyor.
Doğum kontrol hapları yumurtalık kanseri riskini düşürüyor.
Hastalığın, bir yıla kadar doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda yüzde
30; 5 yıldan uzun süre kullanan kadınlarda yüzde 70 daha az görüldüğüne
dair pek çok araştırma mevcut. Aynı şekilde doğum sayısı arttıkça
yumurtalık kanserinin görülme sıklığında azalmalar olduğu da tespit
edilmiş durumda.
Yumurtalıklarda kist veya kitle tespit edilirse
Yumurtalık
kanserinin erken teşhisi çok önemli, çünkü hastalık sadece yumurtalıkta
sınırlıyken tedavi edilebilme oranı yüzde 90-100 iken, ileri evrede
yaşam süresi 5 yılda %40-50 ile sınırlı kalıyor. Yumurtalık kanserinde
tedavinin cerrahi olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı/ Jinekolojik
Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör, hastalığa bulunduğu evreye göre
gerekli görülürse öncesinde ya da sonrasında kemoterapi de
uygulanabileceğini belirtiyor.
Hastalığa ileri evrede rastlanması
durumunda jinekolojik organların tümü, bölgesel lenf bezleri ve üzerinde
tümör bulunan diğer organlar geride hiç tümör dokusu kalmayacak şekilde
çıkartılıyor ve ameliyat sonrası geride kalmış olan mikroskobik
düzeydeki tümör hücrelerini de yok etmek için hastalara kemoterapi
veriliyor.
Erken evrede karşılaşılan hastaların tedavileri ise robotik
veya laparoskopik olarak kapalı cerrahiyle yapılabiliyor. Tedavi gören
hastaların yarısında takip eden 5 yıl içerisinde hastalığın tekrar
görülme riski olduğu için kontrollerin de aksatılmaması gerekiyor.
KARIN AĞRISIDIR GEÇER DEMEYİN!
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Mayıs 08, 2019
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Mayıs 08, 2019
Rating:



Hiç yorum yok