Vitamin İlaçlarının Kansere Karşı Bir Etkisi Var mıdır?
İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Radyasyon
Onkolojisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tayfun Hancılar, sık kullanılan vitamin
ilaçları hakkında bilgilendirdi.
Doğal olmayan yollarla alınan yüksek doz vitaminler zararlı!
Amerika
ve İngiltere’de yüzde 50 oranında insanın, vitamin ve doğal olduğu
iddia edilen preparatları kullandığı düşünülürse; bu pazarın ekonomik
büyüklüğü ve neden bu tür ilaç ve karışımların bu kadar çok olduğu
anlaşılabilir.
Vitaminler aslında hücrelerimiz için vazgeçilmez
elementlerdir. Yokluğu, ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Ancak son
yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarda doğal olmayan yollarla alınan
yüksek doz vitaminlerin, ne kadar zararlı olabileceği ortaya çıkmıştır.
Uluslararası büyük bir araştırma olan SELECT çalışmasında; yüksek doz
Vitamin E ve Selenyumun prostat kanserini önlemediği, hatta E vitamini
yüksek doz kullanımının prostat kanseri riskini bir miktar arttırdığı
ortaya çıkmıştır.
A vitamininin akciğer kanserinde önleyici özelliği
araştırılırken, 29 bin sigara içicisi riskli kişiye yüksek doz beta
karoten verilmiş ancak bu kişilerde akciğer kanseri görülme oranı yüzde
18 artmıştır. Akciğer kanserine yakalanmış kişilere, yüksek doz beta
karoten verildiğinde bu kişilerde maalesef ölüm oranları artmıştır.
“Doktor önerisi olmadan vitamin kullanmayın”
Geçtiğimiz
gün açıklanan bir Cochrane analizinde, yüksek doz C vitamininin; sigara
içen kişilerde akciğer kanserine karşı koruyucu özelliği olmadığı,
hatta kadınlarda bir miktar akciğer kanseri görülme sıklığını arttırdığı
öne sürülmüştür.
Aynı çalışmada yüksek doz E vitamininin, akciğer
kanserine karşı koruyucu olmadığı ve kullanan kişilerde beyinde kanama
riskini arttırdığı gözlenmiştir.
Tüm veriler göz önünde tutulursa,
yiyeceklerden vitamin emilimini bozan bir hastalığınız yoksa (Çölyak
hastalığı, Crohn hastalığı, kistik fibroz, siroz, kanser gibi) ek
vitamin almak, yararları bir yana ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Bu nedenle; doktor önerisi olmadan vitamin ilaçları kullanmayın.
Evet,
yapay vitaminleri önermiyoruz ama unutmamak gerekir ki; vitaminler
vücudumuz için hayati öneme sahiptir. Düzenli ve dengeli olarak almak
gerekir. O halde; kısaca hangi vitamin ne işe yarar ve doğal olarak
nasıl elde edilir?
A vitamini
A
vitamini eksikliği; gece körlüğü, saçta dökülme, çocuklarda gelişme
geriliği, cilt, saç ve tırnak sağlığında bozulmalar, enfeksiyona eğilim
yapar. A vitamini ihtiyacı yetişkin erkek için 10 mg, kadın için 8
mg’dır.
Günde bir havuç tüketirseniz, bu ihtiyacın yaklaşık 2/3 ünü
alabilirsiniz. A vitamini, karaciğerde depolandığı için fazlası
zararlıdır. Örneğin; her gün bir bardak havuç suyu içen kişilerin ten
renginde değişiklikler görülebilir.
Bu nedenle haftada en fazla; 3
bardak havuç suyu içmek veya günde 1 adet havuç yemek yararlı olacaktır.
Ayrıca somon, balkabağı, kavun, karalahana da yüksek miktarda A
vitamini vardır.
C Vitamini: Yüksek doz C vitamini kanseri tedavi eder mi?
C
vitamini eksikliğinde; yorgunluk, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, diş
etlerinde kanama, dişlerde anormallikler ve enfeksiyonlara yatkınlık
görülebilir. Fazla alındığı takdirde, idrarla atılır.
İhtiyaçtan çok
fazla alımlarda; böbreklerde taş oluşumuna, ishal ve alerjik deri
belirtilerine neden olabilir. Erişkin bir kişinin günlük C vitamini
ihtiyacı 80-90 mg arasındadır. Enfeksiyonlarda ihtiyaç yüksek olduğu
için 500-1000 mg almak gerekebilir.
C vitamini vücutta depolanmadığı
için alınacak miktarı, üçe bölmek daha doğru olur. Bir limonda 53 mg,
portakalda 53 mg, kivi 92 mg, domates 13 mg, 100 gr çilek 58 mg, 100 gr
kuşburnu 436 mg C vitamini içerir.
Demek ki sağlıklı bir kişi; günde 2
portakal ve kuşburnu tüketerek yeterli C vitaminini almış olur. Bunların
dışında; lahana, patates ile ıspanak, marul, yeşil biber gibi yeşil
yapraklı sebzeler zengin C vitamini kaynaklarıdır.
Son yıllarda yüksek
doz C vitamininin kanseri tedavi ettiği iddia edilmektedir. Ancak bu
konuda yapılmış ve olumlu sonuç vermiş bir çalışma yoktur. Yapılan
araştırmalar, güvenilir kriterlere sahip olmadıkları için olumlu ya da
olumsuz kesin bir yargıya varmak zordur.
D vitamini
Son
dönemde, en popüler vitamindir. D vitamininin; temel kaynağı güneştir
ve ultraviyole B ışınlarının ciltte oluşturduğu bazı metabolik
süreçlerin sonunda üretilmektedir.
Balık, balık yağı ve yumurta sarısı
her ne kadar D vitamini içerse de, güneş ışınları mutlaka gereklidir.
Güneşli günlerde kol bacak ve yüzü açıkta bırakarak, yaklaşık 20 dakika
(esmer kişilerde 30 dakika) güneşlenmek D vitamini sentezi için çok
önemlidir.
Ancak güneş kremleri ya da cam arkasında güneşlenmek D
vitamini sentezini engeller bu nedenle; açık havada ve güneş kremi
kullanmadan güneşlenmek gereklidir. D vitamini eksikliği kemik
hastalıklarına yol açtığından, kas ve kemik ağrısı yaşanabilir.
Bebeklerde ve çocuklarda büyümenin gecikmesine, kas güçsüzlüğüne ve iskelet deformitelerine neden olan raşitizmlere yol açabilir. D vitamini eksikliğinde bağışıklık sistemi doğru çalışamaz ve hastalıklarla mücadelede yetersiz kalabilir.
Obeziteye zemin hazırlar. Uyku
bozuklukları yaşanabilir. Alzheimer hastalığı riskini arttırır.
Ülseratif kolit, Crohn, Multipl Skleroz (MS) gibi bağışıklık sisteminin
neden olduğu hastalıklarda; düşük D vitaminine rastlanmaktadır.
Bazı
çalışmalar yüksek D vitamini seviyesi olan bireylerde kolorektal
tümörlerin yüzde 30 oranında daha az görüldüğünü saptamış olsa da
sonuçlar henüz tam anlamıyla kabul görmemiştir.
D vitamini kansere karşı etkili mi?
Meme
kanserine yakalanmış ve D vitamini değeri yüksek olan kadınların, bu
değeri daha düşük olanlara göre, yaşam süreleri daha uzundur.
Meme
kanserine yakalanmış kişilerin; D vitamini seviyesinin 50 mg/ml ve
üzerine çıkarılması, tedaviyi olumlu yönde etkilemektedir. SUNSHINE
çalışmasında ise; yüksek doz D vitamini desteğinin, 139 kemoterapi alan
kolorektal (kalın bağırsak) kanserli hastalarda hastalığın kontrolünü
artırdığı gösterilmiştir.
D vitaminin diğer kanser türleriyle ilişkisi
üzerine yapılan çalışmalarda ise, yararına ilişkin net kanıtlar
sağlanamamıştır. Yeni Zelanda'da 5 bin 110 kişinin dahil olduğu
çalışmada; 4 yıla kadar yüksek dozlarda oral (ağızdan) D vitamini alan
kişilerde, ne kanser riskinde ne de kalp damar hastalığı riskinde azalma
gözlenmedi.
D vitamini ve kanser ilişkisine dair bugüne kadar yapılan
en kapsamlı gözlemsel çalışmada; D vitamininin, sigara kullanmayanlarda
dahi, akciğer kanserinden korunmada etkili olmadığı tespit edilmiştir.
Yeni açıklanan VITAL araştırmasında, 25 bin 871 sağlıklı kişiye;
koruyucu amaçlı vitamin D3 (2000 IU) ve omega-3 verilmiş ancak ne
kansere, ne de kalp hastalıklarına karşı koruyucu bir etki
saptanmamıştır.
Yani kolon ve meme kanseri olan kişiler için D vitamini
kullanımı uygun olabilir ama koruyucu olma özelliği şu an için
tartışmalıdır.
E vitamini
E
vitamini eksikliği kalp ve diğer kaslarda yorgunluğa, karaciğer
hastalıklarına, kırmızı kan hücrelerinin kolayca parçalanmasına neden
olmaktadır.
E vitamini hücre hasarlarını önler, antioksidan özelliği
sayesinde serbest radikallerin hücrelere zarar vermesini engeller,
kanserin ve kardiyovasküler hastalıkların önlenmesine yardımcı olur.
Cildi yaşlanmaya karşı korur, cildin nem dengesinin korunmasına, yara ve
yanık izlerinin hızlı bir şekilde iyileşmesine, kırışıklıkların ve
diğer cilt sorunlarının önlenmesine katkı sağlar. Saç ve tırnak
sağlığını geliştirir.
Cinsiyet hormonlarının düzenlenmesinde çok
etkindir. Eksikliği kısırlığa yol açabilir. Ancak birçok besinde E
vitamini olduğu için eksikliği çok ender görülür. Günlük ihtiyaç
yetişkin erkeklerde 10 mg, kadınlarda 8 mg ve çocuklarda 3-10 mg
arasında değişmektedir.
Bitkisel yağlar, tahıl taneleri, yağlı tohumlar,
soya, yeşil yapraklı sebzeler, baklagillerdir. Zeytinyağı, fındık yağı
gibi bitkisel yağlarda, fındık, badem, ceviz, kereviz, lahana, brokoli,
balkabağı gibi sebze ve yeşillikler, hamsi, somon, uskumru, sardalya ve
ton balığı gibi balık türleri, Avokado, muz ve kivi gibi meyveler ve
yumurtada bulunur.
B12 vitamini
B12
yetersizliğinde; sinir sisteminde bozukluklar, pernisiyöz anemi oluşur.
Kol ve bacaklarda uyuşma, duyu azalması ve kasılmalar en belirgin
eksiklik belirtileridir.
Dikkat edilmesi gereken nokta B12 sadece hayvansal gıdalarda bulunur. Et, balık, süt, yumurta, peynir gibi… Kırmızı et, deniz ürünleri ve yumurtada yüksek miktarda bulunur.
B6 vitamini
B6
vitamin eksikliğinde; sinir sistemi bozuklukları, dilde ve deride
yaralar, hipokromik anemi denilen kansızlık, çocukluk çağında sık
görülen eksikliklerdir.
Özellikle; anne sütü ile beslenmeyip, hazır mama
ile büyütülen çocuklarda; B6 eksikliği sık görülmektedir. Et, sakatat,
baklagillerde, muz, avokado, patates, bezelyede yüksek oranda B6
vitamini bulunur.
B17 vitamini (amygdalin) kanseri tedavi eder mi?
B17
aslında, bir vitamin olarak değerlendirilmemelidir. Diğer vitaminler
gibi vücutta eksikliği, bir hastalığa yol açmaz. Uzun süre B17
vitamininin, vücutta hidrojen siyanür oluşturarak kanseri tedavi
ettiğine inanıldı.
Kayısı çekirdeğinde B17 vitamini bol olduğu için
kanser hastaları tarafından tüketildi. Özellikle amygdalin, yarı
sentetik formu Laetril kanser tedavisinde denendi. Ancak yapılan
araştırmalarda B17 vitamininin, kanseri tedavi ettiğini gösteren bir
sonuca ulaşılamadı.
Özellikle acıbadem ve kayısı çekirdeği; yüksek miktarda, günde 40-60 adet (çocuklarda 6-10 adet) tüketilirse siyanür zehirlenmesi sonucunda ölüme yol açabilir. Güvenli kullanımı konusunda bilgi olmadığı için, acıbadem ve kayısı çekirdeği kullanımı önerilmez.
Ancak meyvelerden alınan, B17 güvenlidir. Elma, kiraz, şeftali, armut,
erik çekirdekleri, kabak çekirdeği, keten tohumunda bulunur.
Böğürtlen,
yaban mersin, kiraz, kızılcık gibi orman meyveleri, acıbadem, tere,
pancar, bambu yaprağında da bol miktarda B17 vitamini bulunur.
B17
vitamininin fazla ve bilinçsizce kullanılması; siyanür zehirlenmesi
belirtilerine benzer; ateş, kusma, baş ağrısı, baş dönmesi, karaciğer
hasarı,kan basıncında bir düşüş, denge ve zorluk yürüme, koma ve en
sonunda ölüme yol açabilir. Laetril ilaç olarak, birçok ülkede ölüm
tehlikesi nedeni ile yasaklanmıştır.
Peki ne yapmalıyız?
Vitamin
ve bazı doğal olduğu iddia edilen takviye edici hiçbir ilacın, kanser
ya da diğer hastalıklar üzerinde koruyucu etkisi net olarak
gösterilememiştir.
Her yıl bir vitamin popüler hale getirilmekte, ciddi
sayıda kişiye önerilmekte ve daha sonra ya etkisiz olduğu ya da fazla
kullanımı zararlı olarak açıklanmaktadır.
Önerimiz; haftanın 3 günü
birer saat düzenli tempolu yürüyün, olanağınız varsa bol bol yüzün,
sigara ve alkolden uzak durun, haftada 2 kez kırmızı et ya da deniz
ürünleri, tam buğday ya da çavdar ekmeği, haftada en az 3 kez yumurta ve
bakliyat tüketin, günde 2-3 kez bir porsiyon meyve yemeye çalışın.
Esmer bulgur ya da siyah pirinç tüketin beyaz un ve şeker kullanmayın,
çay veya kahvenizi şekersiz için. Elbette yazıldığı kadar kolay değil
ancak; bu şekilde düzenlenmiş bir yaşam tarzı ile kalp krizi ve kanser
riskinizi en az yüzde 50 oranında düşürebilirsiniz.
Yapay vitamin ve
destek ürünlerinden uzak durun, doktorunuz tıbbi olarak gerekli
bulmadıkça ve sizi bu gerekliliğe ikna etmedikçe kullanmayın…
Vitamin İlaçlarının Kansere Karşı Bir Etkisi Var mıdır?
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Mayıs 29, 2020
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Mayıs 29, 2020
Rating:



Hiç yorum yok