YÜZ GERME HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN 6 YANLIŞ!
Sosyal
medyanın etkisi ve modern yaşamın yeni kuralları, hepimizin her zaman
daha genç, sağlıklı ve bakımlı olmasını şart koşuyor neredeyse. Bu
nedenle yüz gençleştirme işlemlerine yönelik ilgi de günden güne
artıyor.
Öyle ki araştırmalar, yüz germe operasyonuna sadece kadınların
değil, erkeklerin de ilgisinin arttığını gösteriyor. Ancak tıptaki
gelişmelere bağlı olarak birçok yeniliğin olduğu yüz germe
operasyonlarındaki bilgimiz ne yazık ki yeterli değil. Bu da kişileri
çeşitli yanlışlıklara sürüklüyor.
Acıbadem Fulya Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ozan Aslan,
yüz germe işlemini “yüz ve boyundaki yıpranma, yaşlanma sonucu oluşan
cilt sarkıklıkları ile ağız, burun ve göz çevresindeki çukurların
iyileştirilmesi için yapılan cerrahi işlemler bütünü” olarak tanımlıyor.
Dr. Ozan Aslan, sosyal medyanın yaygınlaşması ve kullanım şekline bağlı
olarak insanlarda gelişen mutlak iyilik halinde olma gerekliliği
duygudurumunun, tıbbi müdahale ve tedavi yöntemlerini değiştirdiği
kanaatinde.
Telefon filtrelerinin işlevsiz kaldığı gerçek hayatta insanlar tarafından sıklığı artarak talep edilen yüz gençleştirme konusundaki bilgi kirliliğine de dikkat çeken Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ozan Aslan, yüz germe ve tazeleme uygulamaları hakkında doğru bilinen 6 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Yüz germe her yaşta yapılabilir: YANLIŞ!
DOĞRUSU:
Her ne kadar tıbbi müdahaleler yaşa değil meydana gelen bozulmaya göre
planlansa da 30 yaşın altında yüz germe operasyonundan kaçınılması
gerekiyor.
20’li ve 30’lu yaşlarda dolgu, botoks, antiaging ve
mezoterapi uygulamaları gibi ‘minik dokunuşlar’ ile cerrahi operasyona
olan ihtiyacın ertelenmesi gerektiğini söyleyen Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ozan Aslan,
“30’lu ve 40’lı yaşlarda da mini facelift ile kök hücre yağ
enjeksiyonları birlikte uygulanarak derin plan yüz germe ihtiyacı
ertelenebilir.
Ancak yüz germe ihtiyacı olan hastalarda bu koruyucu
girişimler fayda sağlasa da uzun ömürlü olamıyor” diyor. İleri yaş
gruplarında ise anestezi ve cerrahi komplikasyon riskleri
değerlendirilerek ameliyat süresinin daha kısa olduğu güvenli teknikler
seçiliyor.
Yüz yaşlanması deri sarkması sonucu oluşan bir hastalıktır: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Hücresel yaşlanma bir hastalık olmayıp genetik, çevresel ve ruhsal etkiler nedeniyle dokuların
zaman içinde fonksiyon azalmasına uğradığı doğal bir süreç. Vücudumuzun
en büyük organı olan derimiz de, bu yaşlanma sürecinden görünür şekilde
etkileniyor.
Yaşlanma ile yüz derisinde elastikiyeti sağlayan kolajen,
elastin ve hyalüronik asit kayıpları yaşanıyor; hücre yenilenmesinde
bozulma ile pigment birikimleri oluşuyor. Bunun sonucunda ciltte
gerginlik kaybı, kuruluk, lekelenme ve pullanma görülüyor. Yağ dokusunda
hacim kaybı sonucu çukurluklar oluşuyor.
Kas örtüsündeki gevşeklik
yüzünden ağız, burun ve göz çevresinde ince çizgiler, derin oluklar ve
sarkmalar meydana geliyor. Kemik dokusunda görülen incelme iskelet
çatının zayıflamasına ve sarkıklığın daha da artmasına sebep oluyor.
Yüz germe operasyonu sadece kulak önündeki fazla deri alınarak yapılır: YANLIŞ!
DOĞRUSU:
Bu tekniğin uygulanmaya başlandığı ilk yıllarda sadece deri fazlalığına
müdahale ediliyordu. Fazla deri kesilerek çıkarılıyor ve bu yolla cilt
gerginliği sağlanmaya çalışılıyordu.
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif
Cerrahi Uzmanı Dr. Ozan Aslan günümüzde bu yöntemin yüzde meydana gelen
bozulmanın derecesine bağlı olarak kök hücre tedavileri, yağ greftleri,
sarkan kas örtünün askılanması gibi çok sayıda teknikle birlikte
kullanıldığını belirtiyor. Bu sayede yüz germe operasyonundan çok daha
iyi sonuçlar elde ediliyor.
Botoks, dolgular ve lazer uygulamaları, cerrahi gerekliliğini ortadan kaldırır: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Günümüzde sık kullanılan hyalüronik asit dolguları ile cilt neminin artırılması, kısmi yağ dokusu kayıplarının gizlenmesi, botoks ile ince kırışıklıkların azaltılması, çeşitli enerji bazlı cihazlar ve mezoterapi uygulamaları ile cilt sıkılığının desteklenmesi, hücresel yenilenmeye
destek olunması gibi yöntemler, ‘yıpranmış’ yüz görünümü için faydalı
oluyor.
Ancak bu yöntemler cerrahiye duyulan gereği ortadan kaldırmıyor,
sadece bir süre erteliyor. Dr. Ozan Aslan, “Bu işlemler yaşlı yüz
görünümüne sebep olan daha derin doku deformitelerinin ve ileri derece
sarkıklıkların tedavilerinde cerrahinin yerini tutmuyor. Ancak
cerrahiden önce ve sonra, destek tedavi olarak uygulanmaları sonucun
kalıcılığına destek olur” diyor.
Yüz germe sadece kadınlar içindir: YANLIŞ!
DOĞRUSU:
Eskiden erkek hastalar arasında çok yaygın olmayan kozmetik cerrahi
giderek daha fazla erkek tarafından tercih ediliyor. Bu durum sosyal
medyanın yaygınlaşması ve modern yaşam tarzının yeniden tanımlanmasına
bağlı olarak cinsiyetten bağımsız bir şekilde “taze ve sağlıklı” görünme
isteği ile eş zamanlı bir şekilde her geçen yıl artıyor.
Yüz germe yaşlanmayı hızlandırır: YANLIŞ!
DOĞRUSU:
Nehrin akışının durdurulamaması gibi yaşlanma süreci de durdurulamıyor
şüphesiz.Çünkü dokuların yaşlanması doğal bir süreç. Yüz germe
operasyonlarında kullanılan teknikler ise yaşlanma sürecini
durduramayacağı gibi hızlandırmıyor da.
Bu işlemler deri ve deri altı
dokuların sarkıklıklarını düzeltirken hücresel düzeyde kolajen üretimini
uyardıkları, yapılan yağ enjeksiyonları ile yenilenme sürecini
destekledikleri için cilt dokusunun daha canlı görünmesine katkıda
bulunuyor.
Dr. Ozan Aslan, “Hekimler olarak ortak hedefimiz,
hatıralarımızın belgesi niteliğinde olan çizgilerimizi, özgün ifademizi
değiştirmek değil, tıbbi bilgiler ışığında yaşlanma sürecinin başta
yüzümüz olmak üzere tüm vücudumuzda oluşturduğu deformiteleri gerçekçi,
sağlıklı ve güvenli bir şekilde düzeltmektir” diyor.
YÜZ GERME HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN 6 YANLIŞ!
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Mart 03, 2020
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Mart 03, 2020
Rating:



Hiç yorum yok