BABA OLMAYI ÖNLEYEN 10 TEHLİKE!
Hiç kuşkusuz çocuk sahibi olmak hemen her çiftin hayali. Ancak bu her
zaman kolay olmayabiliyor, zira ülkemizde her 100 çiftten 10-15’inde
infertilite (kısırlık) sorunu yaşanıyor.
Nedeni kimi zaman kadından,
kimi zaman erkekten kaynaklanan infertilite probleminde sperm sayısının
ve kalitesinin düşmesi önemli bir yer tutuyor. Öyle ki yapılan
araştırmalar son 50 yılda sperm sayısının yüzde 50 oranında azaldığını
gösteriyor.
Acıbadem International Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Alagöl günümüzde
sperm sayısı ile kalitesinin düşmesinde hatalı alışkanlıkların da
önemli bir yer edindiğine dikkat çekerek, “Üstelik üreme sağlığını
tehdit eden alışkanlıklar günümüzde gittikçe yaygınlaşıyor.
Bu nedenle
infertilite sorunu yaşayan erkeklerde öncelikle yaşam alışkanlıklarının
gözden geçirilmesi gerekiyor” diyor. Peki erkeklerin baba olmalarını
önleyen faktörler neler?
Acıbadem International Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Alagöl sperm sayısını ve kalitesini düşüren etkenleri anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.
Sigara ve alkol
Sigarada
bulunan karbonmonoksit gibi zararlı maddeler testise ulaşan oksijen
miktarını azaltarak sperm yapımını olumsuz etkiliyorlar. Ayrıca
benzopiren, kadmiyum, karbonmonoksit gibi metabolitler de spermde DNA
kırıklarına neden oluyor, bunun sonucunda spermin sayı ve kalitesini
düşürüyorlar.
Uzun süreli ve aşırı alkol tüketimi de karaciğer ile
hormon dengesini bozarak sperm sayısını düşürmesinin yanı sıra anormal
sperm üretimine yol açıyor.
Aşırı kilolu olmak
Aşırı
kilo, özellikle de göbek çevresindeki yağlanma, testis ısısının
artmasına ve östrojen miktarında artışa sebep oluyor. Erkeklerde beden
kitle indeksinin artması aynı zamanda androjen hormon seviyesini de
düşürüyor.
Tüm bu faktörler sonucunda sperm sayısı azalırken, kalitesi
de düşüyor. 30-37 yaş aralığındaki erkekler üzerinde yapılan bir
çalışmada; kilolu erkeklerde (BKİ: 25.1–30.0 kg/m²) sperm konsantrasyonu
ve total sperm sayısı normal kiloda (BKİ: 20.0–25.0 kg/m²) olan
erkeklere oranla daha düşük bulunmuş.
Aynı çalışma; obezite sorunu olan
erkeklerin testosteron hormonlarının da yüzde 25-32 oranında daha az
olduğunu belirlemiş.
Isıyı artıran faktörler
Testis
skrotumda (torba) yer aldığı için vücut sıcaklığının 2-4 derece altında
oluyor ve bu sıcaklık sperm yapımı için ideal sıcaklığı sağlıyor. Ancak
saunanın sık kullanılması, uzun süreli oturmak, araba kullanmak, sıkı
ve dar kıyafetler giymek skrotal ısıyı arttırarak sperm yapım
mekanizmasında sorun oluşturabiliyor.
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent
Alagöl, “Bu nedenle sauna ve jakuzi gibi ortamlarda 30 dakikadan fazla
kalınmamasına dikkat edilmeli. Araba kullanırken 3-4 saatte bir mola
verilmeli” diyor.
Egzersizi abartmak
Yapılan
araştırmalar; düzenli egzersizin stres hormonu olarak da bilinen
kortizol ve testosteron seviyelerini yükselttiğini, bunun sonucunda da
sperm kalitesinin arttığını gösteriyor. Egzersiz sayesinde aynı zamanda
spermlerin hareketleri de hızlanıyor.
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Alagöl aşırı yapılan egzersizin ise tam aksine erkeğin doğal üreme kapasitesini azalttığı uyarısında bulunarak “Sperm kalitesini artırmak isteyen erkeklere egzersizi kesinlikle öneriyoruz.
Ancak gereğinden
fazla, özellikle de vücudun dayanıklılığını artırma amaçlı yapılan uzun
süreli egzersizler ve kas yapımı için kullanılan bazı ilaçlar hormon
dengesini değiştirerek testosteron miktarını azaltıyorlar. Buna paralel
olarak sperm üretimi olumsuz yönde etkileniyor”
Varikosel
Testislerdeki,
özelikle de sol testislerdeki toplardamarların genişlemesi ‘varikosel’
olarak adlandırılıyor. Varikosel skrotal (torba) ısıyı arttırarak ve
hormonal etkiyle sperm yapımında negatif etki oluşturuyor.
Varikoselin
bulunduğu testiste 3 mekanizmaya bağlı hasar gelişiyor: ısı artışı,
androjen yoksunluğu ve toksik metabolitlerin birikimi. Varikoselin genel
popülasyonda yüzde 15 iken infertil erkeklerde bu oran yüzde 40’lara
kadar yükseliyor.
Varikosel ameliyatından sonra sperm parametrelerinde
yüzde 40-60 oranında düzelme bekleniyor. En fazla olumlu etki, sperm
sayısı ve hareketliliğinde görülüyor.
D vitamini eksikliği
D
vitamini, hem kadınlarda hem de erkeklerde üreme hücrelerinin sağlığı
için çok önemli. Yapılan çalışmaların büyük bir çoğunluğu D vitaminin
testis fonksiyonlarını düzenlemeye yardım ettiğini gösteriyor. D
vitamininin ayrıca spermde hücre içi kalsiyum konsantrasyonunu
arttırarak sperm hareketliliğini sağladığı düşünülüyor.
Yine yapılan
çalışmalara göre; erkeklerde D vitamini eksikliği spermlerde DNA hasarı
oluşturabiliyor. D vitamini düzeyi yetersiz olan erkeklerle
kıyaslandığında, D vitamini düzeyi yeterli olan erkeklerde hareketli
sperm sayısı daha yüksek bulunmuş.
Bazı ilaçlar
Bazı
tansiyon, ülser ve gastrit ilaçları ile antidepresanlar sperm sayısını
düşürebiliyorlar. Pek çok ilaç türü üremeyi çeşitli şekillerde
etkileyebiliyor: Örneğin bazı ilaçlar testislerde toksik etki
oluşturarak sperm üreten hücrelere hasar verebiliyor.
Bazı ilaçlar da
dolaylı olarak etki ediyor: Sperm üreten testis hücrelerini uyaran
hormonların sinyallerini keserek, sperm sayısının
düşmesine neden olabiliyor. Bazı ilaçlar da cinsel isteği olumsuz
etkileyebiliyor ya da ereksiyonu ve spermin dışarı çıkmasını bloke
edebiliyor.
Yine bazı ilaçlar spermin yumurtayı dölleme kapasitesini
azaltabiliyor. Dolayısıyla üreme yeteneğinde sorun oluşursa hekim
tarafından alternatif ilaçlara geçilebiliyor.
Cep telefonları ve bilgisayarlar
Mobil
telefonlardan ve dizüstü bilgisayarlardan yayılan radyofrekans,
elektromanyetik ve radyasyon dalgaları testis dokusuna zarar vererek
sperm yapımını kötü yönde etkiliyor.
“Dizüstü bilgisayarların erkeklerde
infertiliteye neden olduğuna dair iddialar, bu cihazların kullanım
sürecinde ısıl etkilerine bağlı olarak sperm yapım sürecinin bozulmasına
dayandırılıyor” diyen Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Alagöl şu
bilgileri veriyor:
“Isının çoğunlukla geçici olarak sperm sayısı ya da
hareketliliği üzerinde olumsuz etkisi olabileceği yolunda yayınlar var.
Kalıcı kısırlığa yol açtığına dair kanıta dayalı bilimsel veri mevcut
değil. Endişeler günümüz itibariyle teorik düzeyde.
Diz üstü bilgisayar
kullanırken skrotal ısı artışına neden olduğu için bacakların kapalı
olmamasına dikkat edilmeli ve yarım saat aralıkla ayağa kalkıp
dolaşılmalı. Bunların yanı sıra cep telefonu kullanımının gün içinde 60
dakikayı geçmemesine özen gösterilmeli”
Stres
“İnfertilite ile psikolojik stres arasındaki ilişki karmaşıktır” diyen Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Alagöl sözlerine
şöyle devam ediyor: “Stres infertilite nedeni iken, infertil olmak da
strese yol açabiliyor.
Psikolojik stres, sperm yoğunluğunun,
hareketliliğinin ve oranının azalmasına, anormal sperm üretiminin de
artmasına neden olabiliyor. İmpotans (ereksiyon kaybı), cinsel ilişkide
performans azalması, anksiyete gibi stres faktörleri de doğal hamilelik
oluşmasını önleyebiliyor.
Kimyasallar ve ağır metaller
Yapıştırıcılar,
boya çıkarıcılar, temizleme ve yağ giderici maddeler, boya, vernik,
cila ile reçinelerin içerdiği çözücüler, mikroelektronik devrelerde
bulunan bifeniller de sperm yapımını bozan etkenlerden.
Bunların yanı
sıra doğada yaygın olarak yer alan kurşun, civa, kadmiyum, arsenik ve
krom gibi ağır metaller de spermatogenesisin, bir başka deyişle sperm
yapımının birçok aşamasında etkili oluyor.
BABA OLMAYI ÖNLEYEN 10 TEHLİKE!
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Şubat 23, 2020
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Şubat 23, 2020
Rating:



Hiç yorum yok