Uzman Diyetisyenden Kış Ayı Tavsiyeleri
Kış aylarının gelmesiyle yeryüzüne vuran güneş
ışınları azaldığı için virüs ve bakteri kaynaklı hastalıklar artmaya
başlıyor. DoktorTakvimi.com uzmanlarından Diyetisyen Müzda Irmak, kışı
hasta olarak geçirmememiz için ve konserve yaparken dikkat etmemiz
gereken konulara değinirken, beslenme konusunda dikkat edilmesi
gerekenler hakkında da önemli tavsiyelerde bulunuyor.
Kış
aylarında güneş ışınları azaldığı için virüs ve bakteri kaynaklı
hastalıklar artmaya başlıyor. Havaların soğumasıyla birlikte, insanlar
arasında sürekli öksüren, hapşıran ve elinde peçeteyle gezenlerle
karşılaşıyoruz.
Doğa da bu durumu bildiği için tüm sebze ve meyvelerini
bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirecek şekilde evrimleştiriyor. Kış
sebzeleri ağırlıklı olarak bizi daha hızlı iyileştirecek birçok fenolik
içerik var.
DoktorTakvimi.com uzmanlarından Müzda Irmak, mevsimsel
sebze meyveler ve faydaları hakkında önemli bilgiler veriyor: “Bir
sebze ne kadar koyu yeşilse bağışıklık sistemine o kadar faydalıdır. Kış
aylarında ıspanak, brokoli ve pırasa gibi yeşillikleri bol bol
tüketmekte fayda var. A,C,E,K vitaminleri, magnezyum, fosfor ve iyot
içeren ıspanak, yaşlanma karşıtı bir sebzedir.
Kalsiyum, Beta-karoten
açısından zengin olan brokolinin de antikanserojen özelliği
bulunmaktadır. Soğangiller familyasından olan pırasa ise, C, B6
vitaminleri, folat bakımından zengin. İçerdiği gallik asit ile tıpkı
ıspanak gibi yaşlanma karşıtı.
Lahana çorbası, kışın sık sık yapmayı
tercih etmemiz gereken yemekler arasında. Çünkü pırasa, manganez, folat,
B6 vitamini, potasyum ve omega-3 yağ asitleri, B1, B2, kalsiyum, A
vitamini ve proteinler içeriyor.
Bir diğer sebzemiz ise karnabahar; içeriğindeki folat, potasyum ve indol-3 adlı maddeler sayesinde meme, mide ve kalın bağırsak kanserine karşı koruyucu olan karnabahar aynı zamanda C vitamini ve folik asit açısından da zengin.”
Kışın
tüketilmesi gereken meyveler hakkında da bilgi veren Irmak, şu şekilde
devam etti: “Meyvelerden bahsedecek olursak, kışın en sevilen meyveleri
arasında turunçgillerden mandalina ve portakal bulunuyor.
Her ikisi de
içeriğindeki yüksek C vitamini oranıyla vücudumuzu hastalıklara karşı
korurken, potasyum oranıyla da tansiyonu dengelemeye yardımcı oluyor.
Turunçgil kardeşler, B vitamini, potasyum, kalsiyum, magnezyum da
içeriyor.
Armut, içerdiği fosfor ve B vitaminiyle zihinsel yorgunluğu
giderirken lif sayesinde bağırsaktaki gıdaların daha iyi sindirilmesini
sağlıyor ve kolesterol seviyesinin dengelenmesinde yardımcı oluyor. Kötü
huylu kolesterolün düşmanı elma, içeriğindeki E ve C gibi antioksidan
vitaminlerle hastalıklara karşı vücut direncini artıran yardımcılardan
biridir.
Bereketin sembolü nar, antioksidan kapasitesinde de oldukça
bereketlidir ve önemli miktarda da potasyum, lif, C ve A vitamini ve B3
vitamini içeriyor. Kolesterolü düşürür, kalp sağlığını korur. Tansiyon
düşürücü etkisi de bulunuyor. Kivinin içinde kansere karşı koruyuculuk
gösteren lutein ve A, C vitaminleri bol miktarda bulunuyor.”
Konserve yaparken bu noktalara dikkat edin
Mevsiminde
alınan sebze ve meyvelerin farklı dönemlerde de tüketilebilmesi için en
çok tercih edilen saklama koşullarından birisinin konserve yapmak
olduğunu ifade eden Irmak, konuyla ilgili şu önemli noktalara değindi:
“Sebze ve meyvelerin taze olup 15-20 dakika kaynatılmasına, mutlaka ısıya dayanıklı cam kullanılmasına ve konserveleri açtıktan sonra hemen tüketilmesine dikkat edilmeli. Konserve açıldıktan sonra birkaç gün içinde tüketilmediğinde “clostridium botulinum” adlı gıda zehirlenmesine yol açan bakteri açığa çıkıyor.
Konserve yaparken kavanozun kapaklarına
dikkat edilmesi gerekir, bombeleşme varsa asla tüketilmemeli.
Tüketildiği taktirde 12 ila 36 saat sonrasında karın ağrısı, bağırsak
fonksiyonlarında bozulmalar, baş dönmesi ve mide bulantısı gibi gıda
zehirlenmesi belirtileri ortaya çıkar.” diyen Irmak, bu belirtileri
yaşayan kişilerin mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurması
gerektiğin söyledi.
Kışın beslenmede dikkat edilmesi gereken noktalar
Hastalıklardan
korunmak için bol bol C vitamini tüketmesi gerektiğine dikkat çeken
Irmak, D vitamini ihtiyacı için de balığın önemli olduğuna vurgu yaptı.
Irmak, kışın dikkat edilmesi gereken noktaları ise şöyle sıraladı:
“Kırmızı et yerine beyaz et veya balık tercih edilmesi gerek. Kuru
fasulye, nohut, yeşil mercimek gibi kuru baklagiller de iyi birer
protein kaynağı. Kış mevsiminde artan protein ihtiyacı haftada 2 - 3 gün
bu besinlerden rahatlıkla karşılanabilir. Et tüketimini, protein
yönünden fakir olan sebzelerle beraber yapmak besin kalitesini artırır.
Kış mevsiminde yağlı besinlerin tüketimi artması da kilo artışına neden
olur. Kilo vermeye yardımcı olan salata, vitamin ve mineral ihtiyacını
karşılayabilmesi açısından ideal yiyeceklerdendir. Salatalarda kontrollü
olarak zeytinyağı tüketilmesinde de fayda var. Yemeklerde katı yağ
olarak bilinen tereyağı ve margarinden uzak durulmalı.”
Irmak son olarak kışın tedbir amaçlı mutlaka bir doktor kontrolünden geçmenin faydalı olabileceğini de sözlerine ekledi.
Uzman Diyetisyenden Kış Ayı Tavsiyeleri
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Ocak 30, 2020
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Ocak 30, 2020
Rating:



Hiç yorum yok