BÖBREK TAŞINDAN KORUNMANIN 7 ETKİLİ YOLU
Özellikle de gece saatlerinde şiddetli sancılarla uykudan uyandıran,
yaşamı kabusa çeviren bir sorun; böbrek taşı. Halk arasında ‘idrar
yollarından kum dökme’ olarak bilinen bu hastalık erkeklerde kadınlara
göre iki üç kat daha fazla görülüyor.
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Özveri,
böbrek taşının en çok yetersiz sıvı alımından kaynaklandığını
belirterek “Bununla birlikte, son yıllarda sağlıksız beslenme, aşırı tuz
tüketimi ve yüksek proteinli diyetler yapılması da idrardaki mineral
yoğunluğunun, böbreğin eritebileceğinden fazla miktarda olmasına ve
böbrek taşları oluşumuna neden oluyor” diyor.
Taşa bağlı bir idrar yolu
tıkanıklığının, böbreklerde hızla ilerleyen bir enfeksiyona zemin
hazırlayabildiğini, hastalarda ateş, üşüme ve titremenin de
görülebildiğini belirten Doç. Dr. Hakan Özveri, böbrek taşı tedavi
edilmediği takdirde ileride böbrek kaybına bile yol açabildiğini
söylüyor.
Doç. Dr. Hakan Özveri, böbrek taşından korunmanın 7 etkili
yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Bol su için
Özellikle
havaların soğumasıyla yaz aylarının aksine su tüketimi azalıyor, birçok
kişi su içmek için adeta susamayı bekliyor. Oysa yetersiz su ve sıvı
tüketimi böbrek taşı sorununa yol açan temel etkenlerin başında geliyor.
Bu nedenle her gün mutlaka yeterli miktarda su içmeye özen gösterin,
günde 2,5 litre su için.
Egzersiz yapın
Hareketsizlik
sağlığın en büyük düşmanlarından biri olduğu gibi böbrek taşı oluşumuna
da zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle düzenli yürüyüş ve egzersiz
yapmaya dikkat edin. Haftada en az üç gün 45 dakikadan az olmamak üzere
tempolu yürüyüş yapmayı alışkanlık haline getirin.
Aşırı tuz tüketiminden kaçının
Dünya Sağlık Örgütü günlük tuz tüketiminin 5 gramdan fazla olmaması (1 çay kaşığı) konusunda uyarıyor. Tuz tüketiminizi kısıtlayın. Aşırı tuz tüketimi birçok hastalığa zemin hazırladığı gibi böbrek taşının da kolayca oluşmasına neden oluyor. Hazır gıdalar da yüksek tuz içerdiğinden dolayı fast-food tarzı beslenmeden ve ambalajlı hazır gıdalardan uzak durun.
İdeal kilonuza ulaşın
Yapılan
çalışmalar ideal kilosuna göre kilo fazlalığı olanlarda, obezite tanısı
alanlarda böbrek taşı oluşum sıklığının arttığını gösteriyor.
Vücutta
oluşan fazla yağ taş oluşumunda etkili hormonal ve mineral
mekanizmaların bozulmasına ve taş oluşumuna neden oluyor. Bu nedenle
vücut kitle endeksinizi yaşınıza ve cinsiyetinize göre ideal tutmaya
özen gösterin.
Hayvansal proteinleri ölçülü tüketin
Özellikle
hayvansal proteinleri ölçülü tüketin çünkü hayvansal proteinlerden
zengin beslenme taş oluşumu açısından risk içeriyor. Taş oluşumu
sırasında hayvansal proteinlerin taşın çekirdeğini oluşturması ve bu ana
çekirdeğin üzerine kalsiyum gibi taşlaşan kristallerin çökmesi taş
oluşumunu hızlandırıyor ve kolaylaştırıyor.
Bu nedenle kilogram başına 1
gr. olacak şekilde 24 saatte tüketilecek hayvansal proteinin
hesaplanarak tüketilmesi (örn: 70 kg. bir insan için 70 gr) böbrek taşı
oluşum riskini önemli ölçüde azaltıyor.
Salam, sucuk, sosis gibi
işlenmiş etler de sağlığa zararlarının yanı sıra, ciddi miktarda tuz
içerdiğinden böbrek taşının oluşmasında da önemli rol oynuyor.
Genetik inceleme yaptırın
Sık
tekrarlayan taş hastalığı olanların, gerekirse ileri görüntüleme
yöntemleri ile olası anatomik ve fonksiyonel bozuklukların tespit
edilerek tedavi edilmesi ve risk faktörlerinin azaltılması gerekiyor.
Düzenli kontroller ile saptanan taşların takibi ve büyümesini
engelleyici, koruyucu tedbirlerin planlanması şart. Ailenizde böbrek
taşı hastalığı öyküsü varsa genetik inceleme yaptırmayı ihmal etmeyin.
Her gün limon tüketin
Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Özveri “Limon
suyu içerdiği sitrat nedeni ile taş oluşumunda engelleyici ve koruyucu
bir rol oynuyor. Sitrat özellikle kalsiyum okzalat taşlarının oluşumunu
engelliyor.
Özellikle sabah saatinde başlamak üzere günlük tüketilmesi
planlanan suyun içerisine 1-1.5 limonun kesilerek konulması taş
oluşumunun azaltılmasında büyük fayda sağlıyor” diyor.
BÖBREK TAŞINDAN KORUNMANIN 7 ETKİLİ YOLU
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Aralık 01, 2019
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Aralık 01, 2019
Rating:



Hiç yorum yok