Anne Karnında Bebeği Koruyan Amniyon Sıvısı Nedir?
İstanbul Okan Üniversitesi
Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Musa Bostancıoğlu,
anne karnında bebeği koruyan amniyotik sıvı hakkında merak edilenleri
anlattı!
Anne
karnındaki fetüs, bir zar tabakası tarafından kaplanan kese içinde
bulunur. Bu keseye amniyon kesesi, çevreleyen zara amniyon zarı,
içindeki sıvıya ise amniyon sıvısı adı verilir. Amniyon gebelikte
oldukça önemli işlevleri olan dinamik bir sıvıdır adeta hidrolik bir
basınç dengeleyicidir.
Amniyon kesesi, gelişen fetüsü dış tesirlere
karşı korur ve içerdiği sıvı fetüsün güvenli bir şekilde anne rahminde
rahat hareket etmesine olanak sağladığından kas-iskelet sisteminin
düzenli gelişmesine yardımcı olur. Sıvıya herhangi bir yönden gelen
basınç, küresel olarak her tarafa yayılır, böylece fetüs olumsuz
etkilerden korunmuş olur.
Bebeği Ses, Darbe ve Enfeksiyondan Koruyor!
Amniyon
sıvısının fetüse rahat hareket ortamı sağlamasının yanı sıra,
enfeksiyon hastalıklarına karşı da koruduğu kabul edilmektedir. Amniyon
sıvısının etrafını çeviren zarlar; fetüsü, vajina ve rahim ağzındaki
mikroorganizmalardan ve diğer potansiyel zararlı maddelerden koruyucu
bir engel oluşturur.
Ayrıca su içindeki bebek dış travmalardan ve ısı
değişikliklerinden de korunur. Amniyon sıvısı hidrolik bir basınç
dengeleyici olarak bebeğin simetrik olarak büyümesi ve gelişmesini
destekler. Bebeğin beyin gelişimine katkıda bulunur.
Bebeği ses, darbe,
ışık, basınç gibi dışarıdan gelen etkenlere karşı korur. Bebeğinin vücut
ısısını düzenler. Amniyon sıvısının fetüse sağladığı bir diğer hayati
imkan ise, sabit ısının korunmasıdır.
Günde 8 defa 3 saatte bir devamlı
değişen amniyon sıvısı belirli bir sıcaklıkta olup, fetüsün gelişimi
açısından ihtiyacı olan ısıyı her tarafa eşit olarak dağıtır. Sıvının
içerisindeki maddeler bebeğin duyu organlarının gelişimine yardımcı
olur.
Kas ve sinir sistemi başta olmak üzere akciğerler, böbrekler gibi pek çok organ sisteminin gelişiminde rol oynar. Amniyon sıvısının varlığı anne sağlığı için de önem taşımaktadır. Bu sıvı rahmin boşluklarını doldurur.
Bu sayede zamanla büyüyen ve ağırlık kazanan
fetüs, annenin rahmine ağırlık yapmaz. Aksi halde fetüs büyüdükçe rahme
baskı yapacak, böyle bir durumda da rahim duvarlarının ters baskısı
sebebiyle, fetüs normal gelişimini tamamlayamayacaktı.
Amniyon Sıvısının Kaynağı Nedir?
Amniyon
sıvısı; yüzde 99 su, inorganik tuzlar, organik maddeler ve fetüsten
dökülen epitel hücrelerden oluşur. Organik bileşiklerin yarısı protein
diğer yarısı ise karbonhidrat, enzim, yağ, hormon ve pigmentlerden
ibarettir.
Ayrıca fetüsün cilt, solunum sistemi, sindirim sistemi ve
boşaltım sisteminden dökülen hücrelerin olduğu bir sıvıdır bu.
Az Olduğunda Hangi Problemler Ortaya Çıkar?
Amniyon
sıvısının miktarı bebeğin iyilik halini, gösteren bir göstergedir.
Bebeğin suyunun miktarı bebeğin yeterince kanlandığının, dolaylı
oksijenlendiğinin işareti olarak kabul edilir.
Gebelik döneminde bebeğin
suyunun azalmasına(gebelik sonunda 500 ml’ den az olmasına)
“Oligohidramnios” denir. Hamilelerin yaklaşık yüzde 4’ünde görülen bir
problemdir. Bu durum genelde hiçbir belirti vermez ve ultrason
incelemelerinde tespit edilir.
Normalde doğum başlarken zarlar yırtılır,
gebenin suyu gelir ama “Erken Membran Rüptürü” denen zarların doğum
eylemi başlamadan günlerce önce yırtılması ve sızıntı şeklinde suyun
gelmesi durumunda anne suyunun azaldığını fark edebilir.
Bebeğin
hareketlerinin sürmesi, simetrik olarak gelişiminin devam edebilmesi ve
kordonun uygun şeklinde kalabilmesi için kesenin içerisinde yeterli
miktarda amniyotik sıvının bulunması önemlidir.
Sıvı Azlığının Nedenleri Neler?
Pek
çok neden “oligohidramnios”a yol açabilir. Çoğunlukla plasental
yetersizliğe bağlı gelişir.Bebek kan dolaşımının yetersiz olduğu,
sıkıntıda olduğu durumlarda dolaşan kan kalp ve beyin gibi daha hayati
organlara giderken böbrek akımı azalır, böylece bebeğin idrar miktarı da
azalır (bu durum az su içen bir kişinin az miktarda idrar çıkarmasına
benzetilebilir).
Amniyon sıvısının oluşmasında en büyük katkıyı sağlayan
bebek idrarının (steril) azalması, ultrasonda amniyon miktarının düşük
ölçülmesine neden olacaktır. Ayrıca “amniyotik memran”ın erken
yırtılarak sıvı sızdırması nedeniyle de oluşabilir.
Fötal böbreklerin
gelişememesi ve üriner kanal tıkanıklığı da oligohidramnios yapan
nedenlerdendir. İkizlerden birinin diğerinin aleyhine aşırı büyümesi
olan ikizden ikize transfüzyon sendromunda az kan giden ikizin amniyon
mayisi de az olur. Amniyon sıvısının azalması durumunda azalma miktarı
ultrason ile yakından takip edilmelidir.
Dengelemek İçin Ne Yapmak Gerekir?
Sıvının
çok azaldığı durumlarda deneysel bir uygulama olarak amniyon kesesi
içine özel bir sıvı enjekte edilebilir bu işleme “amniyoinfüzyon” denir.
Ancak bu yöntem yüksek enfeksiyon ve düşük riski taşıdığı için yaygın
değildir.
Diğer bir yol ise annenin vücudundaki sıvının artırılması
yoludur. Annenin bol sıvı tüketmesi amniyotik sıvı miktarını geçici de
olsa artırabilir. Sıvı çok azalmış ve bebek tehlikeye girmiş ve gebelik
dönemi uygun ise doğum gerçekleşebilir.
Eğer oligohidramniyoz; ikinci trimester döneminde doğuma daha aylarca zaman varken görülmüşse, ileride kalıcı sakatlıklar yapan bir durumun sebebi olmuş ise, amniyoinfüzyon ve sıvı artırım yolları netice vermemiş ise gebeliğin sonlandırılmak zorunda kalınır.
Fazla Olması Hangi Sonuçlara Yol Açar?
Amniyon
sıvısının normalden fazla olmasına ise “Polihidramnios” adı verilir.
Amniyon sıvısı hacminin 2000 ml. üzerinde olması halidir. Gebeliklerin
yüzde 3 ünde görülür. Hastaların yüzde 60’ında da sebep bulunamaz.
Polihidramnios saptanan bir gebelikte ilk adım, ultrasonla dikkatli bir
anomali taramasıdır. İkinci adım ise anneye ait nedenlerin
araştırılmasıdır. Özellikle kan şekeri takibi yapılmalıdır zira
diyabetik anne bebeklerinde daha sıktır. Sebebi
bilinmeyen durumlarda
takip süreci gebelik boyunca devam etmelidir. Doğum sonrası kalıcı
sakatlık yapacak bir durum varsa ve erken gebelik dönemindeyse gebelik
sonlandırılır. Yaşamın devam edebileceği bir sebep var ve doğuma az bir
zaman kaldıysa peş peşe yapılan amniosentezlerle sıvı azaltılma yoluna
gidilir.
Amniyon Zarının Yırtılması Çok Tehlikeli!
Antibakteriyel
faktörler bulunan ve mekanik olarak da içindeki fetüsü saran amniyon
zarları, doğum başlamadan yırtılırsa buna “Erken Membran Rüptürü” denir.
Gebeliklerin yaklaşık yüzde 10’unda görülen bu durumun nedeni, bazı
hallerde saptanamaz.
Ancak bu olguya çoğunlukla enfeksiyonların neden
olduğu düşünülmektedir. Bu enfeksiyonlar; su kesesinin erken açılması ve
doğum eylemi sırasında mikroorganizmaların annenin genital bölgesinden
rahmine bulaşmasıyla ortaya çıkar.
Enfeksiyon geçirmeyle amniyon sıvısında ve zarlarında enfeksiyon olursa, anneye antibiyotik başlanır doğum olabildiğince erkene alınmaya çalışılır.
Anne karnındaki bu
enfeksiyon fark edilmezse ve tedavi edilmezse bebeğin akciğerlerinde
zatürreye ve beyninde menenjite yol açar. Anne için de bebek için de
ölümcül olabilir. Doğum sonrası bebeğin uzun süre yoğun bakımda
kalmasına neden olabilir.
Annenin Hijyene Çok Dikkat Etmesi Gerekiyor
Anne
karnındaki bebeğin kakası olan; mekonyum, daha 16. Haftada bebeğin
bağırsaklarda mevcuttur. Bağırsak salgıları, bağırsak duvarından
normalde dökülen hücreler, fetüs cildinden dökülen ince tüyler, amniyon
sıvısındaki hücreler mekonyumu oluşturur.
Bebeğin bağırsak hareketleri
ile 32. Haftadan sonra mekonyum, amniyon sıvısına azar azar karışır. Bu
özellikle günü geçmiş gebelerde, fetüsün anne karnında sıkıntıda olduğu
durumlarda kontrolden çıkar ve bağırsaklardaki tüm kaka amniyon
boşluğuna çıkar.
Böylece ortamda fetüsün aspire edebileceği daha koyu
bir mekonyum bulunur. Mekonyum koyulaştıkça akciğer yapısına
taşındığından solunum yollarının tıkanma olasılığı artar.
Doğumda
bebeğin nefes alması ile mekonyum akciğerlere gidebilir ve bebeğin kötü
doğduğu ve uzun süre yoğun bakımda solunum makinesine bağlı olarak ağır
tedaviler almasını gerektirecek “mekonyum aspirasyonu” olarak
adlandırılan tehlikeli bir durum oluşur.
Gebeler hamile olduklarını
öğrendiklerinden itibaren hijyen kurallarına her zamankinden daha çok
riayet etmelidirler ve doğum hekimine kontrollerini zamanında
yaptırmalıdırlar.
Anne Karnında Bebeği Koruyan Amniyon Sıvısı Nedir?
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Aralık 07, 2019
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Aralık 07, 2019
Rating:



Hiç yorum yok