ORGAN BAĞIŞIYLA İLGİLİ DOĞRU SANILAN 10 YANLIŞ!
3-9 KASIM ORGAN BAĞIŞI HAFTASI
Türkiye’de organ nakli gereken hastaların sayısı giderek artış
gösteriyor. Öyle ki bu yıl ülkemizde 26 bin 442 kişi hayata tutunmak
için kadavradan bağış bekliyor. Organ bağışı bekleme listesinde ilk
sırayı 22 bin 684 ile böbrek alırken, bunu 2 bin 187 ile karaciğer, bin
115 ile kalp takip ediyor.
Aslında karaciğer bağışına ihtiyaç duyan
hasta sayısının daha fazla olduğu, listedeki rakamın gerçeği
yansıtmadığı belirtiliyor. Bunun nedeni ise böbrek bağışı bekleyen
hastalar diyaliz gibi “köprü tedavi” denilen ve bekleme süresini uzatan
yöntemden faydalanırken, aynı şansa sahip olmadıkları için karaciğer
hastalarının birçoğunun kısa sürede hayatını kaybetmeleri.
Dolayısıyla
böbrek nakli bekleme listesi uzayıp giderken, karaciğer bağışı bekleyen
hastaların sayısı artış göstermiyor.
Türkiye,
organ nakli operasyonu başarısında dünyanın en ileri ülkelerinden biri
konumunda. Ancak deneyimli uzman ve ileri teknoloji-altyapı ile nakil
başarısı çok yüksek olsa da, Türkiye’deki hastaların önünde kocaman
engel var: Kadavradan yeterli organ bağışı olmaması!
Dolayısıyla,
nakillerin büyük bir çoğunluğu akrabaların bağışladığı, yani canlı
vericilerden yapılıyor. Sağlık Bakanlığı’nın raporu da bu çarpıcı
gerçeği gözler önüne seriyor: 2018 yılında gerçekleşen 2 bin 178 beyin
ölümünde, kadavra bağışı sayısı sadece 598’le sınırlı kalmış.
Yani, her 4
beyin ölümünün sadece 1’inden organ bağışı alınıyor. Dolayısıyla yine
aynı yıl 5 bin 597 organ naklinin 4 bin 162’si canlı vericiden
yapılırken sadece bin 435’i kadavradan gerçekleştirilmiş. Türkiye canlı
vericiden organ naklinde hem sayısal hem de başarılı sonuçları açısından
dünya ile yarışır durumda.
“Aynı durumu kadavradan nakilde de
gerçekleştirmek istiyoruz. Ancak canlı vericiden böbrek naklinde yılda 3
bin böbrek nakli ile dünya şampiyonu olan ülkemiz, kadavradan organ
naklinde ise ne yazık ki son sıralarda” diyen Prof. Dr. İbrahim Berber kadavradan
organ bağışı yetersizliğinde toplumda organ bağışı ile ilgili kulaktan
kulağa yayılan efsanelerin büyük rol oynadığını belirtiyor.
Peki, nedir
bu hatalı bilgiler? Acıbadem International Hastanesi Organ
Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. İbrahim Berber ve Nefroloji Sorumlusu
Prof. Dr. Ülkem Çakır organ bağışı ve organ nakli hakkında doğru sanılan yanlış bilgileri anlattılar, önemli bilgiler verdiler.
Yanlış: Organ bağışlayan kişi yarım insan olur
Doğrusu: Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Ülkem Çakır canlıdan
canlıya yapılan organ nakillerinde ameliyat öncesinde alıcı ve vericiye
oldukça detaylı tetkikler yapıldığını belirterek, “Böbrek vericisinin
genel sağlığında herhangi bir problem saptanırsa uygun verici olmadığına
dair bilgi veriliyor.
Sağlıklarını riske atacak bir problem saptanmazsa böbrek vericisi olmak sağlığı tehdit etmiyor. İnsanlar tek böbrekle de bir ömür boyu sağlıklı yaşayabilirler” diyor.
Yanlış: Diyabet hastası olduğum için böbrek nakli olamam
Doğrusu:
Toplumda, nakil yapıldıktan sonra, bu nakil yapılan böbreğin de diyabet
nedeniyle bozulacağına ve bu nedenle diyabet hastalarının böbrek nakli
olamayacağına dair yanlış bir kanı var.
Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Ülkem Çakır
sanılanın aksine diyabetin böbrek nakli için bir engel oluşturmadığını
belirterek, “Kronik böbrek yetmezliğinin en önemli sebeplerinden biri
olan diyabet özellikle kalp-damar problemlerine neden oluyor.
Diyabet
hastaları böbrek nakli olduklarında diyalizin uzun vadede
oluşturabileceği ve diyabet hastalığının da tetikleyeceği kalp-damar
problemlerinden de korunmuş oluyorlar. Ayrıca böbrek naklinin beklenen
yaşam süresi üzerine olan olumlu etkisi diyabetik hastalarda daha
belirgin oluyor” diyor.
Yanlış: Böbrek nakli olursam çocuk sahibi olamam
Doğrusu:
Kronik böbrek hastalığında, üreme yeteneğinde azalma ve hamile kalamama
gibi problemler ortaya çıkabiliyor. Böbrek nakli olan hastalarda ise
üreme ile ilgili fonksiyonlar düzeliyor. Böbrek hastaları, böbrek
naklinden bir yıl sonra, gerekli kontroller yapıldığında kolaylıkla
hamile kalıp çocuk sahibi olabiliyor.
Yanlış: Hepatit C hastaları böbrek nakli olamaz
Doğrusu: Hepatit C olan hastalarda dikkat edilen en önemli konu, karaciğer sirozu olmamaları. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber
sirozu olan hastalara böbrek ve karaciğer naklinin birlikte yapılması
gerektiğini belirterek, “Aktif Hepatit C virüs enfeksiyonu ve sirozu
olmayan hastalarda ise böbrek nakli hastanın yaşam kalitesini ve
süresini olumlu yönde etkiliyor” diyor.
Yanlış: Organ bağışı dinen uygun değil
Doğrusu:İslam
dini de dahil olmak üzere, tüm büyük dinlerde organ bağışına aykırı bir
durum yok. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu 6.3.1980
tarih ve 396 / 13 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu
açıklamıştır. Ayrıca bu kararda “organınızı vereceğiniz kişi, yaptığı
iyilik ve fenalıklardan kendisi sorumludur” deniyor.
Yanlış: Organ bağışı benim tıbbi bakımımı etkiler Doğrusu:
Kişi hayatta iken ister organ bağışında bulunmuş olsun, isterse
bulunmamış, bu durum onun tıbbi bakımını etkilemez. Çünkü insan hakları
bildirgesine göre, her bireyin yaşama hakkı vardır.
Hayatta iken organ
bağışlayan kişinin organlarının kullanılması, ancak o kişiye tıbben
yapılacak tüm tedaviler uygulandıktan sonra, tedaviye yanıt alınamayıp
beyin ölümün gerçekleşmesinin ardından gündeme geliyor.
“Organ bağışından söz edilebilmesi için hastanın yoğun bakım şartlarında beyin ölümünün gerçekleşmesi gerekiyor” diyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, beyin ölümünü saptayan önemli ve kesin tıbbi prosedürler olduğunu söylüyor.
Yanlış: Organ bağışlarsam sonra bağışlamaktan vazgeçemem
Doğrusu: “Bu kararı kişinin yakınlarına söylemesi yeterlidir” diyen Prof. Dr. İbrahim Berber
sözlerine şöyle devam ediyor: “Beyin ölümü gerçekleştiğinde bağışı
değerlendirecek olan kişiler, aile fertleridir. Bugün ülkemizdeki
uygulamaya göre bağış kartı olsa bile aile fertleri izin vermedikçe
organlar alınamaz”
Yanlış: Beyin ölümüm gerçekleşmeden organlarımı alabilirler
Doğrusu: Hayır, beyin ölümü gerçekleşmeden organlar alınmaz. Organ bağışından söz edilebilmesi için hastanın yoğun bakım şartlarında beyin ölümünün gerçekleşmesi gerekiyor.
Bitkisel hayatta beyin sapı sağlam olduğu için kişi solunum, dolaşım gibi hayati fonksiyonlarını devam ettirebiliyor. Beyin ölümü (tıbbi ölüm) ise tüm beyin ve beyin sapı fonksiyonlarının tam ve geri dönüşümsüz olarak kaybıdır.
Solunum ile dolaşım yoğun bakım koşullarında ventilatör gibi destek makineleri ve ilaçlar ile ancak geçici sürdürülebiliyor. Beyin ölümü gerçekleştiğinde, kişi tıbben ölü kabul ediliyor ve beyin ölümü tanısı almış kişilerin hayata dönmeleri mümkün olmuyor.
Beyin ölümünü bitkisel hayat ile karıştırmamak gerekiyor. Bu nedenle beyin ölümü gerçekleştiğinde organ bağışı yapılıp organlar alınabiliyor.
Yanlış: Bağışlamam yeterli, ailemin bilmesine gerek yok
Doğrusu:
Hayır! Ülkemizdeki kanunlar, kişi kendi organlarını hayattayken
bağışlamış olsa bile, ölümü sonrasında ailesine tekrar sorarak onay
alıyor. Eğer aile izin vermezse, organları alınmıyor.
O nedenle bağış
yapsanız da, ailenize ya da ilgili kişilere haber verip, organ
bağışladığınızı ve olası bir durumda bunu yetkililere söylemelerini
istemenizde yarar var.
Yanlış: Organ nakli ameliyatında cenazenin bütünlüğü bozulur
Doğrusu: “O bedenler, organların kıymetini çok iyi bilen hekimler için kutsaldır ve çok büyük bir saygıyı hak etmektedirler” diyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber
şu bilgileri veriyor:
“Kadavradan organ çıkarma işlemi, yaşayan bir
insanın ameliyatı kadar büyük bir dikkat ve özenle yapılıyor. Organlar
çıkarıldıktan sonra kesi yerleri mümkün olduğunca estetik dikişlerle
dikilerek, bedenin hiçbir şekilde zarar görmemesine büyük özen
gösteriliyor.”
Türkiye’de 26 bin 442 kişi kadavradan organ bekliyor
2019 yılında, Türkiye’nin kadavradan organ bekleme listesinde toplam 26 bin 442 kişi yer alıyor.
Böbrek: 22.684
Karaciğer: 2.187
Kalp: 1.115
Pankreas: 287
Akciğer: 77
Kalp kapağı: 4
Böbrek+pankreas: 9
İnce bağırsak: 4
Yüz ve saçlı deri: 1
ORGAN BAĞIŞIYLA İLGİLİ DOĞRU SANILAN 10 YANLIŞ!
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Kasım 02, 2019
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Kasım 02, 2019
Rating:



Hiç yorum yok