LENFOMANIN 5 ÖNEMLİ BELİRTİSİ!
Vücudumuzun en önemli savunma mekanizmalarından biri, hiç kuşkusuz,
bağışıklık sistemimizin önemli bir parçası lenf bezlerimizde ve kemik
iliğimizde olan lenfositlerdir.
Ancak lenf bezlerimiz vücudumuzu
hastalıklara karşı korurken bazı durumlarda kansere dönüşebiliyor. Lenf
sisteminde gelişen kanserlere de ‘lenfoma’ deniyor. Lenfoma aslında
sadece lenf bezleriyle sınırlı kalmayan, vücudumuzun birçok organında
görülebilen bir hastalık.
Toplumda lenfomanın tedavi edilemediği
şeklinde bir kanı olduğu için adını duymak bile insanı korkutmaya
yetiyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çetiner oysa yaygın
inanışın aksine, nadir görülen bazı türleri dışında, lenfomanın
günümüzde tedavi edilebilir hastalıklar arasında yer aldığına dikkat
çekerek,
“Dolayısıyla lenfoma tanısı konulduğunda hemen ümitsizliğe
kapılmamalı. Lenfomanın belirtilerini tanımak ve bu yakınmalar
oluştuğunda zaman kaybetmeden bir hekime başvurmak önemlidir” diyor.
Lenfomanın en önemli 5 belirtisi
Lenfoma
pek çok belirti ile kendini gösterebiliyor. Hematoloji Uzmanı Prof. Dr.
Mustafa Çetiner bu hastalığın en önemli 5 belirtisini şöyle sıralıyor:
- Lenf bezlerinde büyüyen şişlik: Lenfomada ilk şikayet genellikle ağrısız bir şişliğin fark edilmesi oluyor. Enfeksiyon olmadan, vücudun herhangi bir yerinde, özellikle de boyun, koltuk altı ve kasıktaki lenf bezlerinde oluşan şişlikler lenf bezi tümörüne işaret edebiliyor. Bu şişlikler genellikle yüzeysel oluyor ve ağrısız seyrediyor.
- İstem dışı ve hızlı kilo kaybı: Herhangi bir sebebi olmadan, son 6 ayda toplam kilonun yüzde 10’unun veya daha fazlasının kaybı da lenfomanın önemli bulguları arasında yer alıyor.
- Gece terlemeleri: Yaz mevsiminde, özellikle sıcak havalarda geceleri terlemek olağan bir durum. Ancak ortam sıcak olmamasına rağmen her gece iç çamaşırları, hatta yatak çarşaflarını bile değiştirme ihtiyacı duyacak kadar terlemek lenfoma habercisi olabiliyor.
- Yüksek ateş: Enfeksiyon veya başka bir nedeni olmadan, vücutta 38 dereceyi aşan ateş durumunda lenfomaya karşı dikkatli olmak gerekiyor. Lenfomada ateş dalgalı bir özellik sergiliyor, örneğin birkaç gün normal seviyede iken birkaç gün yükseliyor, ardından yeniden normale dönüyor. Döngü bu şekilde devam ediyor. Ancak ateş döngüsü her zaman bu şekilde olmayabiliyor.
- Halsizlik, yorgunluk: Sebebi bulunamayan halsizlik ve yorgunluk da lenfoma belirtisi olabiliyor.
Hastalığın pek çok çeşidi var
Lenfoma denildiğinde aklımıza tek bir kanser türü geliyor. Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çetiner, aslında
lenfomanın çok fazla çeşidi olduğuna ve bunların her birinin neredeyse
başka bir hastalıkmış gibi davranabildiklerine dikkat çekerek sözlerine
şöyle devam ediyor:
“Lenfoma öncelikle Hodgkin ve Hodgkin dışı olmak
üzere 2 ana gruba ayrılıyor. Hodgkin dışı lenfoma da temelde; çok hızlı,
orta hızda veya çok yavaş ilerleyen olmak üzere 3 ana gruba ayrılıyor.
Dolayısıyla bazı tür lenfomalar agresif seyirli oldukları için tedaviye
bir an önce başlanması gerekirken, bazı lenfomalar ise çok yavaş seyirli
olmaları nedeniyle ilaç tedavisine ihtiyaç duyulmadan yıllarca takip
etmek yeterli gelebiliyor.”
Nedeni genellikle tespit edilemiyor
Genellikle
boyun, koltuk altı ve kasıklarda oluşsa da kanın ulaştığı her yerde
görülebilen lenf tümörlerinin büyük çoğunluğunun nedeni tespit
edilemiyor. Yaş, risk faktörleri arasında önemli bir yer oluşturuyor.
Çoğunlukla 60 yaş üstünde görülse de her yaşta ortaya çıkabiliyor.
Kimi
lenfoma alt türleri de genç yaşlarda gelişebiliyor. Ailesinde lenfoma
öyküsü olanların birinci derecede akrabalarında da lenfoma sıklığı
topluma göre biraz daha fazla görülüyor.
Başka kanserler nedeniyle
kemoterapi alan veya kimyasal maddelere maruz kalanlarda, benzen, tarım
ilaçları kullananlarda, radyasyona maruz kalanlarda, bağışıklık sistemi
çeşitli nedenlerle zayıflamış kişilerde, AIDS, Epstein Barr, hepatit C
gibi kimi viral enfeksiyonu olanlarda da risk artıyor.
Tedavi edilebilen bir hastalık
Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çetiner,
günümüzde nadiren görülen bazı türleri dışında lenfomanın artık tedavi
edilebilir hastalıklar arasında yer aldığına dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Mustafa Çetiner
lenfomanın 2000’li yıllara kadar sadece kemoterapi ile tedavi
edilebilen bir kanser türü iken günümüzde hedefe yönelik akıllı
ilaçların tedavide çığır açtıklarını belirterek sözlerine şöyle devam
ediyor:
“Bugün artık kemoterapi dışında, hedefe yönelik akıllı
moleküllerin keşfiyle tedavinin seyri tamamen değişti. Bu yeni yöntemler
sayesinde lenfomanın tedavisinde ciddi başarılar sağlanabiliyor.
Lenfomaların önemli bir bölümünde hastaya son derece tatmin edici bir
yaşam süresi ve gündelik aktivitelerini tamamen yapabilecek bir ortam
oluşturma şansına sahip olabiliyoruz. Eskiden hiçbir şey yapamadığımız
agresif seyirli olan türlerinde bile hastalığı kontrol altında
tutabiliyoruz.”
Lenfoma tedavisinde temel olarak kemoterapinin ise halen önemli bir yer tuttuğunu belirten Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çetiner
şu bilgileri veriyor: “Bunun yanı sıra lenfoma hücrelerini üzerinde
taşıdıkları işaretlerden tanıyan ve seçici olarak o hücrelere bağlanarak
onları yok eden ilaçlar var.
Bu ilaçlarla yapılan tedaviye
“immünoterapi” ismi veriliyor. Üçüncü
olarak hücre içi sinyal iletimlerini bozan ve hücrelerin gelişimini bu
yolla engelleyen yeni tedaviler de mevcut. Bu tedavilerin büyük
çoğunluğunu ağızdan alınan ilaçlar oluşturuyor. Bu grup ilaçlara “hedefe
yönelik ilaçlar” deniyor.
Bu 3 ana grup dışında radyoterapi de
elimizdeki çok önemli bir silah ve hastalığın tedavisinde önemli bir rol
oynuyor. Özellikle radyoterapi yöntemlerinin gelişmesiyle bu tedavi
seçeneği günümüzde daha çok kullanılır hale geldi.”
LENFOMANIN 5 ÖNEMLİ BELİRTİSİ!
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Eylül 15, 2019
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Eylül 15, 2019
Rating:



Hiç yorum yok