Gıda Kaybı ve Etiket Okuma Araştırması
Tüketicilerin
%72’si etiketlerde bulunan son tüketim tarihi (STT) ve tavsiye edilen tüketim
tarihi (TETT) farkını bilmediği için tüketilebilir
gıdayı çöpe attığını ifade ediyor.
Gıda
Güvenliği Derneği’nin “Gıda Kaybı ve Etiket Okuma
Araştırması”na göre hanelerde en fazla
atığa dönüşen gıda ürünleri yüzde 42 ile sebze ve meyve,
yüzde 41 ile süt ve süt ürünleri olarak görülüyor. Ekmek konusunda ise tüketicilerin
göstermiş olduğu toplumsal duyarlılık nedeni ile
tüketicilerin yüzde 87’si bayatlayan ekmekleri atmak yerine
değerlendirmeye çalışıyor.
Türkiye’deki tüketicilerin gıda kaybına yol açan
algı ve davranışlarını belirlemek amacıyla
Gıda Güvenliği Derneği tarafından Nielsen
Araştırma Şirketi’ne yaptırılan ve
Türkiye kent nüfusunu temsil eden 26 şehirde 18-65
yaş arası 1.545 kişi ile görüşerek
gerçekleştirilen
“Gıda Kaybı ve Etiket Okuma Araştırması” çarpıcı
sonuçlar ortaya çıkardı.
Tüm dünyada insan tüketimi için üretilen gıdaların
%30‘dan fazlasının; üretim, dağıtım ve tüketim
aşamalarında kayıp veya atığa dönüştüğünü ve
bu durumun yıllık 1.3 Trilyon $ civarında finansal kayba neden olduğu
biliniyor.
Amerika ve Avrupa‘da yapılan birçok araştırma,
etiketleme yaklaşımlarının gıda atığına
sebep olan ana etkenlerden biri olduğunu ve birçok ülkede gıda
ürünlerinin farklı anlamlara gelen çeşitli tarih etiketlerine sahip
olduğunu ortaya koyuyor.
Son Tüketim Tarihi (STT) ve Tavsiye
Edilen Tüketim Tarihi (TETT) farkı net
bilinmediği için
tüketicilerin yüzde
72’si tüketilebilir
gıdayı
çöpe attığını ifade
ediyor.
Gıda Kaybı ve Etiket Okuma
Araştırması’na göre tüketiciler Son Tüketim Tarihi (STT) ve
Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) arasındaki farkı çok net
bilmiyor. Tüketicilerin yüzde 86’sı Son Tüketim Tarihinin (STT) ne anlama
geldiğinin biliyor. Ancak bu oran Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT)
için yüzde 26’ya düşüyor.
Tat, koku ve görünüşüne bakılarak
herhangi bir sorun tespit edilmediği takdirde, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi
geçen gıdaları tüketmek sağlık açısından riskli
olmasa da tüketicilerin yüzde 72’si evlerinde Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT)
geçmiş gıda ürünü gördüklerinde bu gıdaları çöpe attığını
ifade ediyor. Son Tüketim Tarihi (STT) geçmiş gıdaların ise
etiketinde yer alan tarihten sonra tüketilmemesi gerekiyor.
Hanelerin gıda alışverişi sık ve
nispetten plansız yapılıyor
Hanelerin yarısı (yüzde 49’u) haftada 2 veya daha
sık gıda alışverişi yapıyor. Ortalama bir hane
haftada 2.4 kere gıda alışverişi yapıyor.
Alışveriş listesi yapar mısınız sorulduğunda
ise tüketicilerin yüzde 59’u önceden alışveriş listesi yapsa da,
listesinin dışına çıkmayanların oranı yüzde 37.
Tüketicilerin yüzde 41 ise liste yapmadan plansız alışveriş
yapıyor.
Gıda etiketlerindeki tarih bilgileri
anlaşılır bulunmuyor
Araştırma, gıda
paketlerinin üzerinde en çok incelenen bilginin yüzde 88 ile “Son Tüketim
Tarihi/ Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi” olduğunu fakat tüketicilerin yüzde
62’sinin gıda etiketlerindeki tarih bilgilerini anlaşılır
bulmadığını belirledi.
Tarih bilgisinin
anlaşılır olmasının önündeki en büyük engel olarak
yüzde 55 ile “paketin üzerindeki rakamların okunaklı olmaması
veya iç içe geçmesi” öne çıkıyor. Araştırmaya
katılanların%42’si bilgilerin paket üzerinde kolay bulunamamasını,
%42’si rakamların silik olmasını ve %38’i pakette birden fazla
tarihin yer almasını kafa karıştırıcı bulduğunu
belirtti.
Tüketicilerin paket üzerinde bilgilerini
en çok okuduğu gıdalar ise yüzde 83 ile süt ve süt ürünleri, yüzde 64
et ve et ürünleri ve yüzde 55 ile dondurulmuş ürünler.
Tüketiciler gıda
kaybının en çok restoranlarda ve otellerde olduğunu
düşünüyor
Tüketiciler en fazla gıda
kaybının restoran ve otellerde yaşandığını
düşünüyor. Yemekhaneler ve evler ise bunları takip ediyor.
Tüketiciler, Türkiye’de restoranlarda pişirilen her 10 tabak yemekten 4,5’inin,
evlerde ise her 10 tabak yemekten 3’ünün çöpe gittiğini tahmin ediyor.
Ancak “restoranda yiyemediğiniz
yemeği paket yaptırır mısınız” sorulduğunda
tüketicilerin sadece yüzde 21’i “her zaman” paket yaptırıyor,
restoranın teklif etmesi durumunda ise paket yaptırmayanların
yüzde 50’si fikrini değiştireceğini belirtiyor.
10 haneden 4’nde de yemeğin
pişirildikten sonra sadece 1 kez ısıtılacağı
algısı hakim. Üst-Orta Sınıf (C1 SES) hanelerde
yemeğin 1 kereden fazla ısıtılmayacağı algısının
daha yüksek olması artan yemeklerin atılma
olasılığının daha fazla olduğuna işaret ediyor.
Hanelerde en çok taze meyve,
sebze, süt ve süt ürünleri atılıyor
Araştırma sonuçları
hanelerde en fazla atığa dönüşen gıda ürünlerini de ortaya
koydu. Buna göre, evlerde en çok çöpe atılan gıdaların
başında yüzde 42 ile taze meyve ve sebze, yüzde 41 ile süt ve süt
ürünleri yer alıyor.
Tüketiciler gıda ambalajlarından genellikle
cam ve toprak kaseleri evde değerlendirirken plastik ambalajları ise
çöpe atıyor. Ancak geri dönüştürülebilir atıklar için
tüketicilerin sadece yüzde 33’ü geri dönüşüm noktalarını kullanıyor,
yüzde 39’u ise mahallelerinde geri dönüşüm noktası
olmadığını söylüyor.
Gıdaları daha uzun süre
saklamak için 10 haneden 3’nde ise sürekli ve sıklıkla evde konserve
yapılıyor.
Ekmekte ise gıda kaybının önlenmesi
yönünde toplumsal duyarlılık ve farkındalık
oluşmuş durumda. Bu sayede hanelerin yüzde 87’si bayatlayan ekmekleri
çöpe atmak yerine değerlendirmeye çalışıyor.
Bayatlayan
ekmeklerini değerlendirmeyi tercih eden tüketicilere
bakıldığında, yüzde 64’ünün bu ürünleri köfte içi veya
yumurtalı ekmek yapımında kullandığı görünüyor.
Bunun dışında, yüzde 32’si bayatlayan ekmekleri ağzı
bağlı bir torbaya koyup ihtiyacı olan birinin alması
umuduyla sokağa bırakıyor, yüzde 41’i ise hayvanları
beslemek için kullanıyor.
Tüketici, marketlerde gıda
kaybını önleyecek alternatiflere açık
Araştırmada, marketlerde
oluşan gıda kaybını azaltabilecek çözümler üzerinde de
duruluyor. Bu doğrultuda, tüketicilere, gıda kaybını
önlemeye yönelik, hangi ürünlerin ayrı bir reyonda ve daha uygun fiyata
satılabileceği sorulduğunda yüzde 57 ile “şekli bozuk ama
tüketilebilir taze meyve ve sebzeler” öne çıkıyor. Bunu yüzde 40 ile
“Son Tüketim Tarihi yaklaşmış ürünler” takip ediyor.
Tavsiye
Edilen Tüketim Tarihi geçmiş ürünleri tüketmenin sağlık
açısından zararlı olmadığı bilincindeki
tüketicilerin az olması sebebiyle, tüketicilerin sadece yüzde 27’si
ayrı bir reyonda Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) geçmiş
ürünlerin satılabileceğini söylüyor.
Ayrıca, her 5 kişiden 1’i,
özelikle hayatı kolaylaştırmanın yanı sıra, malzemenin
artması nedeniyle oluşacak gıda kayıplarının da
önüne geçebileceğini düşünerek yemekte kullanılacak tüm
malzemelerin temizlenmiş olarak düşük gramajda veya tek öğünlük
porsiyonlarda satılmasına sıcak baktığını
belirtiyor.
Restoranlarda ise tüketicilerin yüzde 52’si büyük
porsiyonların gıda israfına neden olduğunu düşünüyor,
ancak buna karşılık israfı azaltmak için aynı fiyata
porsiyonların küçültülmesine yüzde 62’si razı değil.
Gıda Güvenliği
Derneği gıda israfının önüne geçmek tüketicilere 10
İPUCU öneriyor
- Alışverişe çıkmadan önce bir alışveriş listesi yapın.
- Listenize bağlı kalın ve ihtiyacınız kadar alın.
- Raf ömrü kısa olan gıdaları, belirlenen zaman içinde tüketmeyecekseniz almayın.
- Alışveriş yaparken; et, kanatlı ve balık grubunu en son alın.
- Buzluğa koyacağınız eti kullanacağınız büyüklüklerde paketleyip dondurun ve artan gıdaları nasıl donduracağınızı öğrenin.
- Buzdolabınızın sıcaklığını ve buzlanmasını sık sık kontrol edin.
- Buzdolabınızı sürekli düzenleyerek, uzun süredir bekleyen gıdaları tüketmek için öne alın.
- Yumuşamış meyve ve sebzeler bozulmadıkça atmayın, değerlendirin.
- Pişmiş sebzeleri değerlendirin. Onları çorba, püre veya salatalarda kullanın.
- Yemekleri küçük porsiyonlar şeklinde ısıtıp, servisini yapın.
Gıda Kaybı ve Etiket Okuma Araştırması
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Nisan 27, 2019
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Nisan 27, 2019
Rating:



Hiç yorum yok