SAĞLIKLI YAŞLILIĞIN 10 PÜF NOKTASI
Günümüzde gerek tıpta gerekse teknolojideki hızlı gelişmeler, yaşam
süresini de hayli yukarı çekti. Hal böyle olunca Dünya Sağlık Örgütü
artık 66-79 yaş arasını orta yaş, 80-99 yaş arasını da yaşlı kabul
ediyor.
Acıbadem Kadıköy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yaser Süleymanoğlu
yaşam süresinin uzamasına paralel olarak kalpten astıma, diyabetten
KOAH’ya birçok hastalığın çok daha fazla görüldüğünü belirtirken “Buna
karşın gençlikte alınacak basit önlemlerle yaşlılık dönemini sağlıklı
geçirmek mümkün.
Hele bir de yaşlılıkta dikkat edeceğiniz bazı kurallar
fiziksel ve ruhsal anlamda son derece olumlu katkı yapacaktır.” diyor.
Dr. Yaser Süleymanoğlu 18-24 Mart Yaşlılar Haftası kapsamında sağlıklı yaşlılığın 10 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
- Dans edin
Müzik
eşliğinde dans edin. Avrupa ve Uzakdoğu ülkelerinde müzik eşliğinde
dans etmenin sağlıklı yaşlanmaya olan etkisi uzun yıllar önce
kanıtlanmış. Dans terapisi günümüzde Avrupa ülkelerinde kurumsallaşmış
durumda. Bu konuda çalışan yaşlılık uzmanları, fizyoterapistler,
sağlıklı yaşlanma ve koruyucu rehabilitasyon kapsamında yaşlıları bu tür
dans kulüplerine yönlendiriyorlar.
Dans terapisi yaşlıların kendilerini
daha iyi hissetmelerini sağlıyor, depresyona girmelerini engelliyor.
Daha güçlü bir kas sistemine yardımcı olurken, düşme riskini azaltıyor.
Üstelik yalnızlık hissini engelleyip yaşama daha olumlu ve daha
katılımcı bakmayı sağlıyor.
- Düzenli egzersiz yapın
Düzenli
egzersiz ve düzenli nefes alıp verme sayesinde akciğerde biriken
karbonmonoksit ve toksik karbon gazları dışarı atılıyor. Düzenli
egzersiz sadece akciğer değil; kas, böbrek ve beyin hücrelerinde
birikmiş olan laktik asidin de atılmasına yardımcı oluyor.
Kalp kası
gençleşirken, kılcal damar dolaşımı daha etkin hale geliyor, antioksidan
sistemi daha rahat çalışıyor. Düzenli egzersiz kalp yetmezliğini
düzeltirken, kan şekeri ve tansiyonu da dengeliyor.
- Kaliteli uyuyun
Uzun
süre uyumak yerine yeterli ve kaliteli uyuyun. Yaşlılarda 5-6 saatlik
kaliteli uyku bağışıklık sistemini güçlendiriyor, derin uyku sırasında
beyinden salgılanan melatonin hormonunun salınması ile vücut rahatlıyor,
antioksidan sistemi devreye girerek toksinlerin vücuttan atılmasına
olanak sağlıyor, kişi kendini daha zinde hissediyor.
Melatonin
hormonunun salınımı çok hassas. Gecenin en karanlık ve sessiz ortamında
başlıyor, gece yarısından sonra doruk seviyeye ulaşıp tekrar azalıyor.
Bu nedenle uykuya en geç 23:00’de geçmiş olun. Yatak odasında gece
lambası da kullanmayın.
- Beyaz undan kaçının
Beyaz
ve rafine gıda insülin salgısını artırırken, karaciğer yağlanması ve
obeziteye neden oluyor. Bu durum damar sertliği, kalp hastalıkları,
diyabet ve kanser riskini artırıyor. Karbonhidrat yerine günde en az bir
porsiyon sebze ve iki porsiyon meyve tüketmeye çalışın.
Ancak gut
hastalığı olanlar aşırı protein tüketiminden (et, kurubaklagil, kuru
sebze), diyabet hastaları da aşırı şekerli meyvelerden uzak durmalı.
Üzüm ve muz yerine yeşil elma ve kiviyi tercih edebilirsiniz. Nar suyu
gibi sıkılmış meyve suları karaciğer yağlanması ve şekerin yükselmesine
neden olabildiğinden aşırısından kaçının.
- Tuzu kısıtlayın
İç
Hastalıkları Uzmanı Dr. Yaser Süleymanoğlu “Sofrada tuzluk
kullanmamakla tuz alımını yüzde 15 azaltabilirsiniz. Yemeklerin tadına
bakmadan tuz kullanma alışkanlığından vazgeçin. Yemeklerinizi tuz yerine
baharatlarla tatlandırabilirsiniz.
Ketçap, hazır turşu ve salata
sosları gibi yiyeceklerin tuz içeriği yüksek olduğundan bu besinlerden
uzak durun ya da çok nadir tüketin. Hipertansiyonunuz varsa satın
aldığınız ürünlerin etiketlerini mutlaka okuyun; tuzsuz ya da tuzu
azaltılmış besinleri tercih edin” diyor.
- Düzenli kontrol yaptırın
Düzenli
muayene ve tetkiklerin doğru zamanda yapılmasıyla birçok ölümcül
hastalıktan kurtulmak mümkün. Hiçbir şikayetiniz olmasa da yılda bir kez
yaptıracağınız check-up ile erken dönemde belirti vermeyen ve sinsice
ilerleyen hastalıklar yakalanıp, erken teşhis sayesinde tedavi şansı
elde edebilirsiniz.
- Sigara ve sigara dumanından uzak durun
Sigara,
içerisindeki 4 bini aşkın kanserojen madde ile sağlık için en büyük
tehlike. Pasif içiciler de sigara içen kişilerin yanında durarak 3 bin
700 çeşit kimyasal gazdan zarar görüyor. Bunların büyük bir kısmı
zehirli, geriye kalan kısmını da kanserojen gazlar oluşturuyor.
Sigara
dumanına ne kadar çok maruz kalınırsa kalp krizi geçirme ve akciğer
kanseri olma riski o oranda artıyor. Hamilelikte içilen sigara da hem
anneye hem bebeğe zarar veriyor.
- Bol bol su için
Mutlaka
günde 1,5-2 litre su tüketin. Su ile karaciğer, bağırsak ve
böbreklerden toksinlerin atılımı kolaylaşıyor. Su içmek için susamayı
beklemeyin. Az su içilmesi, ter bezi ve böbreklerin çalışma hızını
yavaşlatması nedeni ile mikroplara davetiye çıkarıyor. Hastalık süreci
de daha uzun sürüyor.
- Grip ve zatürre aşısı yaptırın
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yaser Süleymanoğlu
“Dünyadaki salgın hastalıklar günümüzde kolayca yayılıyor. Son yıllarda
grip ve zatürrenin sıklığı da giderek artıyor. Dünya Sağlık Örgütü bu
hastalıklardan en iyi korunma yöntemini aşılanma olarak bildiriyor.
Özellikle riskli olarak kabul edilen kişilerin (çocukluk çağı, 65 yaş ve
üstü, kronik kalp, diyabet, KOAH ve astım hastaları) hekimine danışarak
aşı yaptırmasında fayda var” diyor.
- Olumlu düşünün
Zihninizi
dinlendirin, olumlu düşünün. Stresinizi yönetemiyorsanız gerektiğinde
bir uzmandan yardım alın. Amerika Psikoloji Derneği’nin araştırmalarına
göre; stres, yetişkinlerin yüzde 40’tan fazlasında uyku sorununa yol
açıyor.
Ayrıca araştırmalar yoga, gevşeme egzersizleri, müzik dinlemek,
resim yapmak gibi faaliyetlerin stresin azalmasına yardımcı olduğunu
gösteriyor.
SAĞLIKLI YAŞLILIĞIN 10 PÜF NOKTASI
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Mart 26, 2019
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Mart 26, 2019
Rating:



Hiç yorum yok