KANSERE KARŞI 7 ETKİLİ BESLENME ÖNERİSİ!
Kanser tüm dünyada kalp ve damar hastalıklarından sonra en sık ölüme
yol açan hastalık. Üstelik gelişmekte olan ülkelerde görülme sıklığı
halen artıyor.
Dünya Sağlık Örgütü'nün uluslararası kanser
araştırmalarını yürüttüğü GLOBOCAN adlı projenin verilerine göre;
geçtiğimiz yıl 18 milyon kişiye kanser tanısı kondu ve bu hastalıktan
ölen hasta sayısı 9,5 milyonu aştı. Kanserde genetik etkenler yüzde 5-10
arasında sorumlu olsalar da, hastalık yüzde 90-95 oranında çevresel
faktörlerden etkileniyor.
Bu çevresel faktörlerin yüzde 30’unu da
beslenme alışkanlıklarımız oluşturuyor. Dolayısıyla sağlıklı beslenerek
aslında kanserden yüzde 30 gibi bir oranda korunabiliyoruz. Üstelik
sağlıklı beslenmek, her gün 30 dakika tempolu yürümek ve ideal kilo
aralığında kalmak gibi 3 önemli kurala dikkat ettiğimizde bu oran
40’lara kadar yükseliyor.
Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal kanserden korunmak için nasıl bir beslenme alışkanlığı edinmemiz gerektiğini anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.
1.Çok çeşitli sebzeler, meyveler tüketin
Yapılan
çalışmalar gün içinde yeterli meyve ve sebze tüketen kişilerin
tüketmeyenlere nazaran yüzde 10 daha az kanser riski taşıdığını ortaya
koydu. Kanserden korunmak için her gün mümkün olduğunca farklı renkte
sebze ve meyveler tüketin.
Çünkü ne kadar farklı renkle beslenirseniz,
aldığınız antioksidan çeşidi o kadar fazla oluyor. Kadınlar günde 2-3
porsiyon, erkekler de 3-4 porsiyon meyve tüketmeliler. Sebzeler hem
vitamin ve mineral hem de posa kaynağıdır. Posadan zengin beslenme
özellikle sindirim sistemi kanserlerine karşı koruyucu özellik
gösteriyor.
Günde 2-3 kase kadar çiğ sebze ve 6-8 yemek kaşığı kadar
zeytinyağlı veya pişmiş sebze tüketmeyi alışkanlık haline getirin. Sebze
ve meyvelerin “mevsiminde” olmasına özen gösterin.
2.Tahıl ve kurubaklagili ihmal etmeyin
Özellikle
popüler diyetlerle beraber tek tip beslenmeye yönelim arttı. “Ancak iyi
beslenmek demek, her besinden yeteri kadar yemek demektir. Yani tek tip
besleniyorsanız, aslında kötü besleniyorsunuz demektir.” uyarısında
bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu
yüzden karbonhidratı hayatınızdan çıkarmayın.
Ancak sadece ‘kaliteli’
dediğimiz, tam tahıl kaynaklarını ve kuru baklagilleri tüketin. Tahıllar
B1 vitamini kaynağıdır. B1 vitamini hem vücudun enerji sisteminin
çalışması için gereklidir, hem de mutluluk olarak bildiğimiz ‘serotonin’
hormonunun ön maddesidir. Sağlıklı olmak, fiziksel ve ruhsal olarak tam
bir iyilik halinde olmaktır.
Depresyon bağışıklık sistemimizi
düşürerek, kanser de dahil birçok sistemik hastalığın görülme riskini
arttırabiliyor. Bu yüzden her gün tam buğday ekmek, yulaf, çorba ve
bulgur gibi tahıl kaynaklarını, haftada minimum 2 gün de mercimek, kuru
fasulye ve nohut gibi kurubaklagil kaynaklarını tüketmeye özen gösterin.
3.Haftada 2-3 gün balık
Yapılan
çalışmalara göre, insan sağlığı üzerinde pek çok faydası bulunan omega 3
yağ asitleri aynı zamanda kanserin gelişme riskini de düşürüyor. Omega 3
yağ asitlerinin koruyucu etkilerinden faydalanabilmek için haftada 2–3
kez buğulama veya fırında pişirilmiş balık tüketmeyi alışkanlık haline
getirin.
4.Kırmızı et tüketimini sınırlandırın
Gereğinden
fazla kırmızı et tüketimi mide ve kolon kanseri riskini arttırıyor. Bu
nedenle et tüketiminizi haftada 2 günden fazla ve toplam 350 gramı
geçmeyecek şekilde sınırlandırın. Eti pişirirken kızartma ve kavurma
işlemleri yerine; fırında, buharda veya haşlama işlemlerini tercih edin.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; günde 50 gr işlenmiş et tüketimi, kanser
riskini yüzde 18 oranında arttırabiliyor. Bu yüzden işlenmiş et
ürünlerini mümkün olduğunca tüketmeyin.
5.Şekerden uzak durun
Fazla
miktarda rafine şeker tüketimi hem enerji alımını hem de insülin
seviyesini yükselterek yağ dokusunun artmasına neden oluyor. Artan yağ
dokusu da kanser riskini yükseltebiliyor. Bu nedenle günlük tükettiğiniz
şekerin toplam aldığınız enerjinin yüzde 5’ini geçmemesine özen
gösterin. Örneğin günlük 2000 kalori tüketiyorsanız, bunun 100 kaloriden
daha fazlası şekerden gelmemeli.
6.Probiyotikleri ihmal etmeyin
Bağırsaklar
bağışıklık sistemimizin büyük bir çoğunluğundan sorumlu oluyorlar.
Bağırsaklarımızdaki herhangi bir işlevsel bozukluk bağışıklık
sistemimizi düşürebiliyor, bu da pek çok hastalığa davetiye
çıkarabiliyor. Bu hastalıklardan biri de; kanser. “Bağırsaklarımızda iyi
ve kötü bakteriler denge halindedir, ancak kötü beslenme, sigara, stres
ve alkol gibi çevresel etkenlerden dolayı bu denge bozulabiliyor.”
uyarısında bulunan
Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal bu dengenin
bozulmaması için yoğurt ve kefir gibi doğal probiyotik kaynaklardan
yararlanmanız gerektiğini belirtiyor. Dolayısıyla günde toplam 3 su
bardağı kadar yoğurt veya kefir tüketmeyi alışkanlık haline getirin.
7.Doymamış yağ asitlerini unutmayın
Kansere
karşı koruyucu olan tekli ve çoklu doymamış yağ asitlerini içeren soya
ve kanola yağı, soya fasulyesi, keten tohumu, fındık ile ceviz gibi
yağlı tohumlara da diyetinizde mutlaka yer verin.
KANSERE KARŞI 7 ETKİLİ BESLENME ÖNERİSİ!
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Mart 29, 2019
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Mart 29, 2019
Rating:



Hiç yorum yok