Bahar Ayları Nezle ile Kabusa Dönmesin!
“Doğanın yeniden canlandığı,
insanların neşe ve sevinçlerinin arttığı bahar ayları, mevsimsel alerjik
rinit hastaları için kabusun geri dönmesi gibidir. Bunun nedeni havada
yayılan; ağaç, çiçek ve çimenlerin oluşturdukları çiçek tozları yani
polenlerdir.
Soluduğumuz havaya karışabilen küçük moleküllü polenler 300
kilometre kadar uzağa bile ulaşabilir.Yani Edirne’deki bir bitki
poleni, İstanbul’daki alerjik çocuğu etkileyebilmektedir” diyen İstanbul
Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.
Musa Bostancıoğlu, açıkladı.
Bahar
alerjisi belirtileri ile nezle belirtileri de benzerdir. Bu iki
hastalık arasındaki ayırt edici özellik ise; nezlede bulgular 7-10 gün
içinde kaybolurken, bahar alerjisinde bu sürenin birkaç aya kadar
uzayabilmesidir. Buradan anlaşılacağı üzere yakınmalar 2 haftadan uzun
sürdüğü takdirde bunun altında alerjik bir durum olup olmadığının
araştırılması gerekir.
Özellikle Nisan-Mayıs-Haziran Aylarına Dikkat!
Polen
taneciklerini gözle görmek mümkün değildir ama milyonlarcasının bir
araya gelerek oluşturdukları kümeler; sarımsı, mavi, beyaz, esmer
nadiren de kırmızımsı toz şeklinde görülür. Gösterişli ve renkli
bitkilerin daha alerjen oldukları kanısı doğru değildir.
Ülkemizde 9 bin
civarında bitki çeşidi bulunmakta olup, bunların sadece yüzde 10 kadarı
alerji sebebi olmaktadır. Bölgelere göre farklılıklar olmakla beraber
havada alerjenlerin en yoğun olduğu dönem nisan-mayıs-haziran aylarıdır.
Kişi alerjik bir bünyeye sahipse, burun içine göze ve genze giren
polenler “histamin” denen kimyasal maddenin salgılanmasına neden olur.
Bu da gözlerdeki ve burun zarlarındaki kılcal damarların genişleyerek
dokuların şişmesine bu sebeple de burun ve geniz tıkanmasına burun ve
gözde akıntıya, kaşıntıya,hapşırmaya,öksürmeye yol açar.
Üst solunum
yollarındaki bahsedilen doku şişmesine bağlı olarak; sinüslerde baskı ve
yüzde ağrı, göz altlarının morarması ve şişmesi, koku ve tat
duyularında azalma, alerjik selam denilen sık sık ellerini buruna sürtme
ve kaşıma hareketi, yorgunluk, algılama güçlüğü, uyku bozukluğu,
damakta ve gırtlakta kaşıntı, öksürük ve baş ağrısı görülebilir.
Alerjiler Uyku Düzenini Bozarak Konsantrasyon Eksikliği Yaratabiliyor
Rahat
nefes alamadığı için alerjik kişilerde; gece uyku düzeni bozulur,
gündüz konsantrasyon eksikliği ile okul başarısında azalma ve baş ağrısı
olabilir. Hastalık, göz kaşıntısı ve hapşırmaktan ibaret basit bir
hastalık değildir. Tedavi edilmezse ve önlem alınmazsa tekrarlar.
Sinüzit, otit ve astıma zemin oluşturabilir. Önlem alabilmeniz için
öncelikle alerjik olduğunuz polenin belirlenmesi gerekir. İlkbaharda
polenlerin kaynağı genellikle; ağaçlar, yaz ve sonbaharda ise genellikle
çayır otlarıdır.Polen mevsimleri ve yoğunlukları bölgenin bitki örtüsü,
o sene aldığı yağışlar ve sıcaklık gibi hava şartlarına göre şehirden
şehre farklılık gösterebilmektedir.
Rüzgar ve fırtınada bitkilerden
havaya polen karışması kolaylaşarak havada polen yoğunluğu artar. Yağmur
yağdıktan sonraki ilk birkaç saat ve akşam saatlerinde polen yoğunluğu
büyük oranda azalmaktadır.
Nasıl Önlem Alınmalı?
Polenlerin
yoğun olduğu dönemlerde; özellikle sabah ve öğle saatlerinde, kuru,
güneşli ve rüzgârlı havalarda zorunlu değilse dışarı çıkmayın. Açık
hava aktivitelerinde bulunmayın veya en aza indirin. Sportif faaliyetler
için kapalı alanlar tercih edilmelidir.
Okula gitmek gibi zorunlu
sebeplerle dışarı çıkılacaksa polen maskesi ile çıkılmalı yoksa en
azından siperli şapka ve gözlük kullanılmalıdır. Polenlerin ciltle
temasını azaltmak için uzun kollu elbiseler ve pantolon giyebilirsiniz.
Dışarda polenler yapıştığı için eve geldiğinizde giysilerinizi
değiştirin, bol su ile duş alın veya saçınızı, yüzünüzü bol su ile
yıkayın.
Kapı ve pencerelerinizi polenlerin yoğun olduğu sabah ve öğlen
saatlerinde sıkı kapatarak evinize ya da aracınıza polen girmesine izin
vermeyin mümkünse polen filtreli klima kullanın. Dışarıya asılırsa
polenler yapışacağından çamaşırlarınızı polen mevsiminde ev içerisinde
kurutma makinesinde kurutun.
Toplu taşıma araçlarında seyahat
ediyorsanız, açık pencere veya kapılardan uzakta oturmaya gayret
edin.Çim biçme, ağaç budama ve bahçe bakımı gibi işlerden biçilmiş çim
yığınlarından budanmış ağaç dallarından uzak durun.
“Polen Alerjisi Olanlar Beslenmelerine de Dikkat Etmelidirler”
Polen
alerjisi olanlar, beslenmelerine de dikkat etmelidirler.Polenlerle bazı
meyve ve sebzelerin antijenik yapısı birbirine benzediğinden çapraz
reaksiyonlar görülebilir. Kızılağacın polenlerine alerjisi olanların;
badem, elma, kereviz, kiraz ve fındığa karşı alerjileri olabilir.
Çayır
polenlerine alerjisi olanlarda; karpuz, portakal ve domates alerjisi
eşlik edebilir. Polen alerjisi olanlar duyarlı oldukları bitkilerin
yakınlarında bulunduklarında, örneğin; pikniğe kırlık ormanlık yerlere
gittiklerinde rahatsızlıkları artar, deniz kıyısında ise daha rahat
olurlar.
Başka bir bölgeye veya ülkeye seyahat edecek olanlar
gidecekleri yerin o mevsimdeki polen özellikleri hakkında bilgi alarak
yeri ve zamanı ona göre ayarlamalıdırlar.
Hava Kirliliği ve Trafik Alerjiyi Tetikliyor!
Hava
kirliliğinin ve trafiğin fazla olduğu endüstriyel bölgelerde polen
alerjilerine daha çok rastlanır. Yoğun trafik olan yerlerde özellikle,
cadde kenarında oturanlarda dizel kurumu ve egzoz gazları, hava
kirliliği olan şehirlerde kükürt dioksit, ozon, azot oksitleri gibi
zararlı gazlar solunum yollarında hücre hasarı ve kaybına neden olup
alerjik iltihaba zemin hazırlar.
Ayrıca alerjik olaylardan sorumlu
“IgE”nin vücutta yapımını da artırırlar. Küresel ısınmayla atmosferde
artan karbondioksit gazı da alerjen bitkilerin daha fazla büyümesine ve
daha çok alerjen yaymasına sebep olurlar. Daha 10 yıl önce 5 çocuktan
biri alerjik iken, bugün 4 çocuktan birinde alerjiye rastlanmaktadır.
Sezaryen Doğum Alerjik Hastalık Riskini Arttırıyor!
Sezaryen
doğum, diğer tüm alerjik hastalıkları artırdığı gibi bahar nezlesine
sahip olma riskini de artırmaktadır. Bahsedilen bulguları gösteren
çocuklarda doktorunun tavsiyesiyle deriden veya kandan alerji testi
yapılarak neye alerjisi olduğu saptanıp ondan uzaklaştırılmaya gayret
edilmelidir.
Alerji testleri yeni doğan döneminden itibaren
yapılabilmekle birlikte polen alerjisi için alerji testi genellikle 2
yaşından sonra tercih edilmektedir. Çünkü testle saptanacak düzeyde
alerji gelişebilmesi için çocuğun en az iki polen mevsimini yaşaması
gerekir.
İşte Ülkemizde En Çok Rastlanan Alerjik Bitkiler!
Ülkemizde
en çok rastlanan alerjik otlar; ayrık otu, kedi kuyruğu, tavşanayağı,
domuz ayrığı, başlı çayır, püsküllü çayır, yumrulu arpa, buğday, yulaf,
Fransız çimeni, zembil otu, delice otu, tilki kuyruğu,yavşan otu, sinir
otu, kuzu kulağı, sığır kuyruğu, çoban çantası vs. gibi bitkilerdir.
Ağaçlardan ise; karakavak, aksöğüt, huş ağacı, tüylü meşe, akçaağaç,
sarıçam, karaağaç, fındık yurdumuzdaki ağaçlardan alerjiye en sık sebep
olanlardır. Çocuğu alerji yapan bitki örtüsünden uzak tutmak mümkün
olmuyorsa veya uygulansa bile yeterli olmuyorsa toz veya çiğneme tableti
şeklinde alerji baskılayıcılar, mevsiminde alerji şurupları ve
kortizonlu burun spreyleri kullanılarak hasta çocuğun azalmış olan hayat
kalitesi tedaviyle artırılmalıdır.
Seçilmiş hastalarda çocuk alerji
uzmanının uygun görmesiyle alerji aşıları da tedavide son nokta
olmaktadır.
Bahar Ayları Nezle ile Kabusa Dönmesin!
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Mart 28, 2019
Rating:


Hiç yorum yok