ŞOK DİYETLERİN 12 ÖNEMLİ ZARARI!
COVID-19 pandemisinde kimi zaman stres kimi zamansa can sıkıntısı
sebebiyle birçoğumuz mutfakta yemek işlerine ağırlık verdik.
Ancak
hazırladığımız hamur işleri, tatlılar, çeşit çeşit yemekler, ihtiyacımız
olan enerjiden daha da fazlasını almamıza yol açtı. Buna azalan
fiziksel aktivite ve değişen uyku saatleri de eklenince, kilo artışı
kaçınılmaz oldu.
Artık kontrollü sosyal hayat sürecinin başlaması ve
havaların ısınmasıyla birlikte çoğumuz kendimize şu soruyu sorar olduk:
‘Aldığım kiloları nasıl hızlı verebilirim?’
Bilinçsizce yapılan şok
diyetler, hesaplanmadan yapılan kalori kısıtlamaları, tek tip besine
yönelik diyetler, gün boyu sadece sıvı gıda içeren diyetler hemen her
gün sosyal medyada yer alıyor.
Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Güleryüz
ancak bilinçsizce yapılan diyetlerin sağlığımızı ciddi boyutlarda
tehdit ettiği uyarısında bulunarak, “Özellikle COVID-19 pandemisinde şok
diyetler akıldan bile geçirilmemeli.
Normalleşme süreci başlamış olsa
da, corona virüs pandemisi devam ederken bağışıklık sisteminizi
düşürebilecek davranışlardan kaçınmanız şart.
Yaşınıza, kilonuza, boyunuza ve fiziksel aktivite durumunuza göre, yeterli ve dengeli bir öğün planlayarak haftada 0.5-1.0 kilo ağırlık kaybını destekleyecek şekilde gerçekçi hedefler koymalısınız” diyor.
Peki şok diyetler hangi
sağlık problemlerine neden olabiliyor? Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Güleryüz şok diyetlerin yol açtığı 12 sağlık sorununu anlattı, önemli uyarılarda bulundu.
Kas kayıplarına neden olabiliyor
Vücudunuzun
gereksinimi olan enerjiyi besinlerden sağlamadığınızda, vücudunuz
enerji üretmek için kaslardaki proteinleri parçalıyor.
2014 Avrupa
Obezite Kongresi'nde sunulan araştırmalar, hızlı kilo verdiğinizde,
yavaş yavaş verdiğinizden 3 kat daha fazla kas kaybettiğinizi
gösteriyor. Yani, şok diyetlerle hızla kilo verseniz bile fiziğiniz
muhtemelen daha iyi görünmeyecektir.
Kalp kaslarını yıpratabiliyor
Kilo
kaybı son derece hızlıysa kalbin kasları atrofi (kalp kaslarının yavaş
yavaş yıpranması ve azalması ) yapabiliyor. Ayrıca aşırı düşük kalorili
diyetler hem sıvı hem de sodyum ve potasyum gibi mineral kayıplarına
sebep olduğu için ventriküler aritmiler, bir başka deyişle ritim
bozukluğuna da yol açabiliyor.
Metabolizmayı yavaşlatıyor
Düşük
kalorili diyetler nedeniyle azalan kaslar sonucunda vücudun metabolik
hızı (istirahatte yaktığınız kalori sayısı) otomatik olarak düşüyor.
“Bu, yürürken hatta egzersiz yaparken daha az kalori yaktığınız anlamına
gelir” uyarısında bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Güleryüz ,“
Zamanla metabolizmanız nihayetinde kilo vermeyi bırakacak kadar
yavaşlıyor.
Üstelik çok düşük kalorili diyeti bıraktığınızda, çok hızlı
olarak verdiğiniz kiloları, hatta daha fazlasını geriye alıyorsunuz”
diyor.
Bağışıklık sistemini zayıflatabiliyor
Düşük
kalorili veya tek tip gıdaların olduğu diyetlerde, beslenmenizden
yağları veya karbonhidratları çıkardığınızda; vücudunuzun ihtiyacı olan
besin öğelerini, vitamin veya mineralleri yeterli miktarda
alamıyorsunuz.
Özellikle yağ alımını çok kıstığınızda vücudunuz A, D, E
ve K gibi yağda çözünen vitaminleri ememiyor. Bu vitaminler güçlü
antioksidanlar olarak işlev görüyor ve enfeksiyonu önlemek için serbest
radikallerle savaşıyorlar.
Dolayısıyla eksikliklerinde, bağışıklık sisteminizin zayıflaması sonucu hastalıklara yakalanma riskiniz daha da artıyor.
Depresyon riskini yükseltiyor
Düşük
kalorili diyetlerde, özellikle yeterli karbonhidrat tüketimi
olmadığında, beynin stres hormonu seviyeleri artıyor ve vücut strese
karşı daha duyarlı hale geliyor.
Bunun sonucunda depresyon riski
yükseliyor. “Aynı zamanda sizi kısıtlı bir diyet sonrası aşırı yeme
davranışlarına yatkın hale getiriyor” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı
Ayça Güleryüz açıklamalarına şöyle devam ediyor:
“Ayrıca Nörobilim
Dergisi'nde yayınlanan araştırmalara göre; düşük karbonhidratlı diyetler
hipoglisemiye sebep olarak, beynin çalışması için yeterli enerjinin
sağlanamamasına ve beraberinde unutkanlık, dikkat dağınıklığı ile
konsantrasyon bozukluğuna yol açabiliyor”
Düzensiz bağırsak hareketlerine sebep olabiliyor
Yeterli
ve dengeli beslenmediğinizde günlük almanız gereken posa miktarını
tamamlayamazsınız. Diyetinizde yetersiz posa tüketimi de bağırsak
hareketlerinizi yavaşlatarak kabızlık problemlerine sebep olabiliyor.
Ayrıca bağırsak florası için gerekli olan probiyotik veya prebiyotik gıda tüketimi şok diyetlerle sağlanamadığı için bağırsak florası bozulabiliyor ve bunun sonucunda kimi zaman ishal, kimi zaman kabızlık gibi düzensiz bağırsak hareketleri görülebiliyor.
İnsülin direncini arttırabiliyor
Şok
diyet programlarıyla düzensiz olarak zayıfladığınızda kalıcı beslenme
alışkanlıkları kazanamadığınız için verdiğiniz kiloyu fazlasıyla geri
alırsınız.
Bu durum özellikle pankreasın normal çalışma düzenini bozup,
insülin hormonunun salınımında veya hücrelerde insülin hormonuna karşı
duyarlılıkta azalmalara sebep olabiliyor.
Bu tabloya da ‘insülin
direnci’ deniyor. Metabolizmanızda insülin direnci geliştiğinde ise kilo
vermeniz daha da zorlaşıyor.
Safra kesesinde taş oluşumunu tetikleyebiliyor
Hızlı
ve sağlıksız kilo kaybı safra taşının oluşma riskini de önemli ölçüde
artırabiliyor. Yapılan çalışmalara göre; kalorisi çok düşük olan
(800kcal veya daha az) diyetleri uygulayan kişilerin yüzde 25'inde safra
taşı gelişiyor.
Ayrıca düşük kalorili diyetlerin bırakılması sonucunda tekrar kilo alma döngüsü de safra taşı oluşumu riskini yükseltebiliyor.
Baş ağrısına neden olabiliyor
Vücudumuzun
kullandığı ilk enerji kaynağı olan karbonhidratlar şok diyetlerde
genellikle sıfıra yakın tüketildiği için enerji üretiminde kullanılması
amacıyla vücutta keton cisimcikleri oluşuyor. Bu moleküller beyin
bariyerinden geçerken baş ağrısına yol açabiliyor.
Halsizlik, yorgunluk yapabiliyor
Vücudun
ihtiyacı olan enerji döngüsünde kullanılan vitamin ve minerallerin (B
vitaminleri, demir gibi) eksiklikleri sonucu halsizlik ve yorgunluk
gibi sorunlar da gelişebiliyor.
Ciltte kuruma ve sarkmaya yol açabiliyor
Beslenme
ve Diyet Uzmanı Ayça Güleryüz vücudun gereksinimi olan vitamin ve
mineral eksikliğinin cilt üzerinde de sorunlar oluşturabildiğini
belirterek sözlerine şöyle devam ediyor:
“Bu maddelerin eksikliği ve
vücudun susuz kalması nedeniyle ciltte kuruma ile akne gibi problemler
oluşabiliyor. Bunların yanı sıra hızlı kilo kaybı sonucu ciltte
sarkmalar ve aynı hızla alınan kilolar sürecinde ciltteki kolajen
dokusunun aşırı gerilmesi sonucu çatlaklar gelişebiliyor.
Cildin
soluklaşması ve tırnakların kırılması da, şok diyetlerin yol açtığı
diğer zararlar olarak karşımıza çıkabiliyor”
Saçları döküyor,matlaştırıyor
Düşük
kalorili şok diyetler yeterli besin öğelerini içermedikleri için
vücutta oluşan vitamin ve mineral eksiklikleri saçlarınıza da yansıyor.
Şok diyetler saçlarınızın cansız görünmesine ve dökülmeye sebep
olabiliyor.
ŞOK DİYETLERİN 12 ÖNEMLİ ZARARI!
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Haziran 07, 2020
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Haziran 07, 2020
Rating:



Hiç yorum yok