TEDAVİDE İLK 36 SAAT ÇOK KRİTİK!
“Bebeğinizde spina bifida anomalisi var” Hekimin verdiği bu bilginin
ardından yaşanan ilk şok, ilk kaygı… Hamilelik sürecinde rutin olarak
yapılan muayenede bebeklerinin spina bifida anomalisi ile doğacağını
öğrenen ebeveynler önce büyük bir kaygıya, ardından da çaresizliğe
kapılıyor.
Nedir bu spina bifida? Bebeğimi neler bekliyor? Sağlıklı bir
birey olarak yaşamını sürdürebilir mi? Hayatını kaybetme riski nedir?
Tüm bu sorular ebeveynlerin zihninde ardı ardına sıralanmaya başlıyor.
Ebeveynlerin bu kaygı dolu sorularına yanıt vermek amacıyla Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde halka yönelik -“Spina Bifida Polikliniği Aileler buluşuyor” etkinliği
düzenlendi. Etkinlikte “spina bifidalı bebek bekliyorum, ne
yapmalıyım?” ve “spina bifidalı çocuğun ürolojik sorunları” konuları tüm
detaylarıyla ebeveynlere anlatıldı, önemli bilgiler verildi.
Omurilik
anne karnında gelişirken katlanma sürecine giriyor. Kağıt gibi düz olan
omurilik hamileliğin birinci ayının sonunda yavaş yavaş kendi üstüne
katlanıp tüp şeklini alıyor. Bu işlem yarıda kalır ve omurilik
kapanamazsa, “spina bifida” olarak tanımlanan anomali oluşuyor. Her yıl 1
milyon 200 bin doğumun gerçekleştiği ülkemizde, her bin bebekten 3’ünün
spina bifida, yani ayrık veya açık omurga ile doğduğu belirtiliyor.
Bir
başka deyişle, Türkiye’de her yıl yaklaşık 3 bin 600 bebek spina bifida
ile doğuyor. Kısmi felç, ayaklarda yürümeyi önleyecek
kadar şiddetli anomaliler, beyinde sıvı toplanması (hidrosefali), kifoz
(kamburluk), böbrek fonksiyonlarda bozulmaya sebep olan mesane
problemleri, idrar ve büyük tuvaletini kaçırma gibi ciddi sosyal
problemler oluşturabildiği için bu anomalide erken dönemde tedavi
yaşamsal öneme sahip oluyor.
Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı ve Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Memet Özek
etkinlikte yaptığı konuşmasında spina bifidalı bebeklerin doğumdan
sonraki ilk 36 saat içinde mutlaka ameliyat edilmeleri gerektiğine
dikkat çekerek, “Erken müdahale, zaten büyük bir anomaliyle doğan
bebeğin ileride daha az zarar görmesi ve uzun vadeli riskleri minimum
düzeye indirmesi amacıyla gereklidir” diye konuştu.
Folik asit takviyesi büyük oranda koruyor
Omurilik
anne rahminde gelişirken hamileliğin birinci ayının sonunda tüp şeklini
alıyor. Omuriliğin bu tüp şeklini alma sürecinde de “folik asit”
takviyesi büyük önem taşıyor. Ülkemizde spina bifida oluşumundaki en
büyük etken, anne adayında folik asitin yeterli miktarla olmaması.
Prof. Dr. Memet Özek bu
nedenle anne adayının hamile kalmadan önce en az 3 ay süreyle mutlaka
folik asit takviyesi alması gerektiğini vurgulayarak, “Çünkü hamilelik
öncesinde folik asit alındığında bu risk büyük oranda düşüyor.
Dolayısıyla hamilelik oluşuncaya dek folik asit takviyesi almak şart.
Anomali hamileliğin birinci ayının sonunda oluştuğu için anne adayının
hamile kaldığını öğrendiğinde bu takviyeye başlaması ise artık fayda
sağlayamıyor.” dedi.
Tedavi hayat kurtarıyor
Toplumda
spina bifida ile doğan bebeklerin yaşama şansı olmadığına ve zihinsel
olarak geri kaldıklarına dair yaygın bir inanış var. Prof. Dr. Memet Özek,
sanılanın aksine tedavi edildikleri takdirde bu çocukların yüzde
90’ının yaşadıklarını belirterek “Yine bu çocukların yüzde 85’i tedavi
sayesinde yürüyebiliyorlar.
Ayrıca her 3 çocuktan 2’si yaşamlarını idame
ettirebilmek için ihtiyaç duydukları tüm günlük işlerini yapabilir
düzeyde oluyorlar. Toplumdaki inanışın aksine bu çocukların yüzde 80’i
de normal bir entelektüel zekaya sahipler.”
İlk 36 saat çok kritik
Çocuk Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Memet Özek etkinlikte
yaptığı konuşmasında spina bifidalı doğan bebeklere erken müdahalenin
yaşamsal öneme sahip olduğunun altını çizdi. Doğumun ardından ilk 36
saatte bebeğin ameliyat edilmesinin riskleri minimuma indirdiğini
hatırlatan Prof. Dr. Memet Özek sözlerine şöyle devam etti: “Ancak
çocuk beyin ve sinir cerrahisi uzmanının başarısı tek başına yeterli
gelmiyor.
Spina bifidanın tedavisi bir ekip işidir. Bu ekipte
uzmanlaşmış hemşirelerden yenidoğan yoğun bakım ekibine, anestezi ve
çocuk ürolojisi uzmanına kadar bebeğin sağlık sorunlarıyla ilgilenecek
olan her uzmanın spina bifida konusunda tecrübeli olması ve bu çocuklara
nasıl yaklaşılması gerektiğini bilmesi tedavinin başarısında anahtar
rol oynar.
Spina bifidalı bebekler doğumun ardından 3-4 gün içinde ciddi
ameliyatlar geçirebildikleri için doğumun gerçekleştiği hastanede
yenidoğan uzmanı ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi olması büyük önem
taşır.”
Böbrek fonksiyon kayıpları ve idrar kaçırma önlenebiliyor
Spina
bifida ile doğan çocukların karşılaştıkları en önemli sorunlardan biri,
idrar kaçırmak. Öyle ki bu bebeklerin yüzde 90’ının üriner sistemle
ilgili yakınmaları oluyor. Mesaneyi uyararak idrar yapmamızı sağlayan
sinirler beyin ve omurilikten geçerek mesaneye ulaşıyorlar. Bu
noktalardan birinde hasar oluşması idrar kaçırma problemlerine neden
olabiliyor.
Üstelik mesane içinde artmış olan basınç ve beraberinde
sıkça geçirilen idrar yolu enfeksiyonları tedavi edilmediği takdirde
böbrek yetmezliğine yol açabiliyor. Prof. Dr. Cem Akbal bu
nedenleidrar kaçırma sorununda erken tedavi ve düzenli takibin son
derece önemli olduğuna dikkat çekerek, amaçlarının tedavi sayesinde
böbrekleri korunmuş, idrar ve büyük tuvaletini kaçırma sorunu yaşamayan
sosyal hayata adapte olabilmiş çocuklar olarak yaşamlarına devam
edebilmelerini sağlamak olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Cem Akbal sözlerine
şöyle devam etti: “Genç erişkin olduklarında da yine böbreklerini
korumanın yanı sıra idrar kaçırmayan, cinsel olarak aktif ve çocuk
sahibi olabilen bireyler olmalarını sağlamak tedavimizin hedeflerini
oluşturuyor. Çocukluk dönemi sonrası tüm yönleriyle aktif ve sağlıklı
olarak erişkin döneme özenli bir geçişin sağlanması da çok önemli.”
Botoks etkili bir yöntem
Her
hastaya özel olarak uygulanan tedavideki hedef böbrek hasarını ve
idrar kaçırmayı önlemek. Tedavinin ilk aşamasını ‘temiz aralıklı
kateterizasyon’ ile ‘ilaç kullanımı’ oluşturuyor. Temiz aralıklı
kateterizasyon mesanenin boşalmasını sağlarken ilaçlar da dolum
fazındaki problemleri azaltıyor.
Çocuk Ürolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cem Akbal bu
tedavilerin faydalı olmadığı seçilmiş çocuklarda ise mesane kası içine
uygulanan botokstan oldukça başarılı sonuçlar alınabildiğini
vurgulayarak, “Botoks tedavisi ortalama 9 ay içinde etkisini kaybettiği
için işlemin yeniden tekrarlanması gerekiyor. Yapılan araştırmalara göre
uygun seçilen hastalarda her 100 çocuktan 66’sı botoks yönteminden
fayda görebiliyor” dedi.
Prof. Dr. Cem Akbal botoksa
uygun olmayan hastalarda bağırsak kullanılarak mesane büyütme
ameliyatlarının yapılması gerektiğini, fakat bu ameliyatların uzun dönem
sonuçları ve komplikasyonları nedeniyle ailelerin çok sıkı takibe
gelmeleri gerektiğini söyledi.
Ameliyat yüz güldürüyor
İdrar kaçırmada son çare ise bağırsak kullanılarak yapılan mesane büyütme ameliyatları. Çocuk Ürolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cem Akbal bu
ameliyat sayesinde mesanenin kapasitesinin arttığını ve çocukların
yüzde 70’inin ileride ailelerinden bağımsız olarak hayatlarına devam
edebildiğini belirterek, “Komplikasyonlara karşı tedbir alındığı sürece
bu ameliyattan korkmaya gerek kalmıyor” dedi. Erken dönemde başlanılan
tedavinin bu ameliyatlara ihtiyacı azalttığını da sözlerine ekledi.
TEDAVİDE İLK 36 SAAT ÇOK KRİTİK!
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Haziran 30, 2019
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Haziran 30, 2019
Rating:



Hiç yorum yok