Geçmişten Günümüze Kış Aylarının Vazgeçilmez İçeceği: Boza
Kışın sevilen lezzetlerinden boza,
özellikle sindirim sistemi ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine destek
oluyor. Fermente bir içecek olduğu için bağırsaklarda yararlı
bakterilerin oluşumunu sağlayan boza ile ilgili merak edilen soruların
yanıtlarını Sabri Ülker Vakfı veriyor.
Kış
akşamı ailenizle birlikte evinizde otururken sokaktan gelen sesi
işitiyorsunuz! “Bozaaaaaa...” Bu geleneksel lezzetin belki adını
duydunuz ama hiç tatmadınız. Ya da tattınız ama nasıl yapıldığını
bilmiyorsunuz. Belki de severek düzenli tüketiyorsunuz ancak besin
değeri hakkında bilginiz yok!
Geçmişten Günümüze Boza
Boza,
darı, mısır veya bulgurla hazırlanabilen geleneksel, fermente bir Türk
içeceğidir. Bozada kullanılan ham maddenin darı bulgur veya mısır
olması, tatlılık, ekşilik, kıvam ve aroma gibi özellikler bozanın
üretildiği coğrafyaya göre değişebiliyor.
Fermente bir içecek olan boza,
mayalandıktan hemen sonra daha tatlı bir lezzete sahipken, bekleme ile
ekşi bir lezzet kazanıyor. Geçmişte boza; pekmez, tarçın, karanfil,
zencefil ve hindistan cevizi eklenerek içilirken, günümüzde çoğunlukla
tarçın ve sarı leblebiyle tüketiliyor.
Boza,
kendine özgü tadını laktik asit bakterileri sayesinde fermente
olmasından yani mayalanmasından alıyor. Fermentasyon, bozaya hem lezzet
kazandırıyor hem de bağırsaklarda yararlı bakterilerin oluşumunu
sağlıyor.
Böylelikle, boza sindirim sistemi sağlığına destek oluyor.
Enerji içeriği ve besin değeri yüksek olan boza yeterli ve dengeli
beslenirken uygun miktarlarda tüketildiğinde B grubu vitaminler, posa ve
protein alımına katkı sağlıyor, sindirim sistemi ve bağışıklık
sistemine destek oluyor.
B vitaminlerinden zengin olan boza, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirirken emziren annelerde sıvı alımına da katkı sağlıyor ve süt üretimine yardımcı oluyor.
Bozayı evde de yapabilirsiniz
Bozayı
ambalajlı olarak marketlerden satın alabileceğiniz gibi evde kendiniz
de hazırlayabilirsiniz. İşte tarifi: Bulgur bir gece önceden ıslatılır.
Ertesi gün bulgur ve pirinç iyice pişirilir. Sonrasında mikserle
çırpılıp ince süzgeçten geçirilir.
İçine şeker ilave edilir ve şeker
eriyinceye dek karıştırılarak yeniden ısıtılır, devamında karıştırılarak
soğumaya bırakılır. Biraz soğuduktan sonra içine evinizdeki bozadan
veya ılık suyla ezilmiş maya katılır ve karıştırılır.
Bu karışım, ağzı
kapalı olarak, oda sıcaklığında ara ara karıştırılarak 2-3 gün
bekletilir. İçinde göz göz kabarcıklar görülürse boza elde etmişsinizdir
demektir. Boza buzdolabında saklanır ve soğuk servis edilir. İsteğe
bağlı olarak üzerine sarı leblebi ve tarçınla da tüketebilirsiniz.
Geçmişten Günümüze Kış Aylarının Vazgeçilmez İçeceği: Boza
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Ocak 19, 2020
Rating:
Reviewed by gastronotunmutfagi
on
Ocak 19, 2020
Rating:



Hiç yorum yok